• bugün (107)
  1. menzil kaygısı bir efsanedir diyenlere şunu sormak lazım: kışın klimayı açıp otobanda 130'la giderken o gösterge ne olacak? ben yine de takmıyorum, çünkü şehir içinde kaç kişi gerçekten bir deposuyla 400 km gidiyor ki.
  2. menzil kaygısı diye satılan şey aslında büyük ölçüde şarj altyapısı kaygısı; 400 km menzil varsa ama yolda güvenilir istasyon yoksa o 400 km bir işe yaramıyor. ankara-istanbul gibi bir güzergâhta birkaç kez denedim, tüketimi excelde tutuyorum, ortalamam 19-20 kw oldu; yani kağıt üstündeki wltp ile gerçek hayat arasında ciddi fark var. rakamlar konuşsun dersek: sorun menzil değil, planlama ve altyapı.
  3. menzil kaygısı demek hepimizin baş belası dostlar. arabayı aldığım ilk zaman ben de otobanda şarj istasyonu sayardım, sonra bir baktım benim kullanım profille hiç örtüşmüyor bu dert. byd atto 3 ile evdeki wallbox çözdü çoğu meseleyi, sabah çıkıyorum akşam takıyorum, kafam rahat denecek hâle geliyor iş.

    tabii herkes ben değilim. apartmanında şarj imkanı olmayan biri için bu galiba en büyük kalem. bir yanım "vatandaş, önemli olan arnavut kaldırımda 500 baz" diye bağırıyor ama o hikâye dijitalde bile kar edip çoğalıyor. hesabı bıraktım, asıl test ülke otobanlarında yedi-sekreter olayında ortaya çıkıyor.

    (bkz: şarj ağı nerelerde zayıf acaba kafi)
  4. menzil kaygısı çoğu zaman direksiyon başına geçmeden bitiyor, çünkü istanbul'da günlük ortalama yolculuk 20 km'yi bile zor buluyor. yine de bu efsaneyi besleyenlerle tartışmak, batarya sohbetlerinin değişmez bir klasiği.
  5. menzil kaygısı büyük ölçüde efsane, hele ki şehir içinde bunu konuşmak neredeyse komik. asıl sıkıntı soğuk havada ve yüksek hızda bataryanın sana söylediği rakamla gerçekte gittiğin mesafenin tutmaması. yazılım güncellemesiyle menzil tahmini biraz düzeldi ama hâlâ pembe bir tablo çizdiği oluyor. teknoloji güzel de, ekrandaki sayıya körü körüne inanmayın derim.