• bugün (97)
  1. dünyayı kurtaracağız tribiyle yola çıkıp otoban kenarında kırk dakika şarj beklerken hayatı sorgulamaktır. o sırada yanından vızır vızır geçen dizel araçlara bakıp derin bir iç çekersin.
  2. elektriklisözlük ahalisinin asla kabul etmeyeceği ama içten içe menzil anksiyetesinden gizli gizli saçlarını döken talihsiz gruptur. avm otoparklarında iki saat şarj sırası beklerken eski dizel arabalarını deli gibi özlediklerine yemin edebilirim ama ispatlayamam.
  3. menzil kaygısı bir efsanedir diyen tayfaya her seferinde şunu soruyorum: peki kaygı değil ama pişmanlık? sahada çok kişiyle konuştum, ilk ayın coşkusu bitince bakıyorsun adam otoban 120 ile 300 km yol gitmiş, inince sarja 45 dakika beklemiş, sonra 'bu mudur' diyor. otobanda gerçek tüketim aha orada, istatistikler konuşuyor.

    yani pişmanlık kötü araba almakla gelmiyor her zaman; en çok yanlış beklentiyle geliyor. 'ota güncellemesiyle hallolur' diyen yazılımcı bile bir gün sarj kalabalığına dalınca kendini tempoyu kısarken bulabiliyor. erken benimseyen olmak heyecan verici, sadece faturayı sonunda görüyorsun.