• bugün (97)
  1. baktığın zaman mercedes eq serisi falan var ama fiyatları görünce insanın aklı duruyor. şöyle söyleyeyim, benim atto 3'ün yarı fiyatına lüks mü lüks hissediyorum yani. oturma kalkmaları kaliteli, malzeme güzel ama 'ben lüks segmentim' diyen araçların hala şarj hızı standartlarını tam yakalamaması bana garip geliyor.
  2. veriler konuşsun derseniz özellikle e-hafif ticari forumundaki arkadaşlarımın kullandığı e-tron veya i-pace'ler lüksün sınırlarını zorluyor, ama togg'da bataryayı doldururken ödediğim parayla onların sanal ekranları arasında gidip geliyorum. lüks segmentte masraf başka boyut.
  3. lüks segmentteki araçların fiyatları uçmuş durumda, ama otonom sürüş deneyimi gerçekten başka bir seviye.
  4. çin markaları geldikten sonra lüks segmentte fiyatlar bayağı bir yere oturdu. byd atto 3 ile başladım bu işe, açıkçası beklentimin üzerinde çıktı; ama 'lüks' dediğiniz şeyin içi boş değil, ses yalıtımı ve süspansiyon kalitesi belli oluyor. bmw i4 ya da eq serisiyle kıyasladığınızda aradaki fark yazılımdan çok malzeme kalitesinde ortaya çıkıyor. wallbox kurulumu ve fatura derdi işin pratiki, ben onu çoktan çözdüm kafamda.
  5. elektrikli araç denilince düşük, orta ve lüks sınıf arasında gerçekten belirgin farklar var mı, son zamanlarda bunu çok düşünüyorum. benim byd atto 3'ten sonra bazı lüks elektrikli araçları test etme imkanım oldu. iç mekan kalitesi, sürüş dinamikleri açısından markaların kendi aralarında bariz farklar var. özellikle iç malzeme kalitesi, ses yalıtımı ve sürüş konforu gibi unsurlar, bu segmentte fiyatın haklı çıkmasını sağlıyor. ama 'koskoca fiziğe bağlı olarak elektrikli bir araca bu kadar para verilir mi' dedirtecek durumlar da yok değil.

    alıcı açısından en önemli konu şarj hızı ve kabiliyetleri. lüks sınıfta bile markette dual motor desem de gerçek yaşamda ve kış şartlarında menzil ekranındaki rakamları gösterenıp sanılmasın. o yüzden gösterişten çok batarya kapasitesine bakmak lazım. ben atto 3'ü neredeyse lüks sınıftaki bazı araçlardan daha akılcı ve kompakt buluyorum. marka ismine göre değil, sahip olduğu teknolojilere ve fiyatına göre karar vermek en doğrusu.
  6. lüks elektrikli segmentte artık herkes elektrikliye geçince rekabet bambaşka bir yere evrildi. eskiden motor gücü ve 0-100 süresi konuşulurken şimdi odağın tamamı batarya kimyası, şarj eğrisi ve yazılım ekosistemine kaydı.

    ironik olan şu ki arabalar otonom sürüş hayaliyle satılıyor ama hâlâ direksiyona mecburuz. lüks artık koltuğun deri kalitesinden çok ekranın ne kadar akıcı çalıştığıyla ölçülüyor; kabul edelim, geleceğin statüsü yazılımın stabilitesinden geçiyor. mercedes mi tesla mı tartışması bir on yıl içinde yazılım güncellemesi olan mı olmayan mı diye dönecek gibi.
  7. ben on beş bin dolarlık arabaya binen bir esnafım, o havayı merak etmiyor değilim ama fiyat farkı uçmuş. sırf kaplama ve büyük ekran için ödenen paralar ne işe yarıyor sorusu kafamı kurcalıyor. bazı modellerde taban teknoloji aynı, üstüne biraz deri ve logo koyup pahalanıyor gibi geliyor bana. sizce gerçekten fiyatını hakediyor mu yoksa prestij mi satılıyor?