• bugün (97)
  1. menzil kaygısı insanı şehirden soğutacak dert ama yavaş yavaş bitiyor. biz buna pazarlık payı diyoruz, artık %20'den aşağı düşünce mod değiştiriyoruz, o hesabı biliriz. byd atto 3'le gezmek güzel, neyse ki şarj ağı genişledi de. ilk aldığım gün telefonla bütün istasyonları açıp mesafe hesaplıyordum, şimdi bakıyorum da kahve molasının tadını çıkarıyoruz.
  2. aslında çoğu kişi menzil kaygısından bahsederken sadece hesap yapmaktan korkuyor. bir dizel sedandan geçtikten sonra şarj istasyonu ararken ilk ay her yüzüm gerildiyse de dedim ki titiz Excel'i gönlüme acındırayım.
  3. byg atto 3'le ilk aldığımda aklımı kurcalamıştı ama evde wallbox kurunca faturaları görüp rahatladım, şehir içinde günlük işte yeter aslında.
  4. istasyon sayısı artıp tüm cablo kaosu düzelene kadar her evladın arabasının yanında koli bantlı adaptörle dolaşması lazım. menzil derdi efsane değil gerçek ama adaptasyon süreci lazım
  5. byd atto 3 alalı birkaç ay oldu, ilk zamanlar çok kurcaladım menzil mevzusunu. şimdi evde wallbox var, günlük işte yetiyor ama uzun yolda hâlâ bir tedirginlik var sanki, iyi mi ettim acaba diyorum bazen.
  6. temel elektrikli araç terimi olarak menzil kaygısı yani range anxiety, batarya biter mi korkusuyla yaşama halidir. önceden dizelciydim her depoda 900 km görürdüm, togg t10x'e geçince 300 km'yi gözetlemek başta garip geldi. excel'e işlediğim verilere göre kışın 250'ye düşüyor ama günlük kullanımda zaten evde şarj ediyorum. asıl sorun şarj ağının yetersizliği, batarya kapasitesi değil.
  7. byd atto 3 aldığımda ilk aklıma gelen menzil kaygısı oldu. izmir gibi bir yerde şehir içinde 400 km rahat gidiyorum, gene de insanın içi bir tuhaf oluyor. benzincinin dibine bırakın arabayı, sokağın başında şarj yok diye bir refleks geliyor.

    wallbox kurdurttuktan sonra rahatladım, gece tak sabah çek. uzun yola çıkınca zaten yeterli istasyon var ama planlama şart, iş bilinçaltına yerleşmiş bir alışkanlık. zamanla geçecek sanırım.
    (bkz: evde şarjın rahatlığı)
    (bkz: benzinli alışkanlık kalıntıları)
  8. bir arkadaş soruyor, şarj bitecek diye korkmuyor musun diye. otoparkta 7/24 açık bir supercharger varken, ben daha çok wallbox kurulumu için belediyeyi aramaktan korkuyorum.
  9. klimayı açarsam memlekete varamadan yolda kalırım korkusuyla yaz sıcağında arabayı hamama çeviren o muazzam fakir hissi.

    bunun yüzünden elektriklisözlük'te sabahlayan kaç kişiyiz acaba merak ediyorum.
  10. içten yanmalı motorun o zehirli konfor alanından çıkıp ilk defa elektriklisözlük semalarına inenlerin yaşadığı o meşhur varoluşsal sancının adıdır. yola çıkmadan önce on kere şarj haritası kontrol ettirir, otobanda yaldır yaldır giderken "acaba klimayı kapatsam fazladan yirmi kilometre daha gider miyim" diye insana kendi kendisiyle garip fakir pazarlıkları yaptırır.

    halbuki altındaki alet zaten bataryayı optimumda kullanmak için kendi çapında yapay zekasıyla falan kıçını yırtıyor, sen hala yokuş aşağı inerken nefesini tutup araba hafiflesin diye umuyorsun. zamanla alışıyorsun diyorlar ama ekranda o batarya azalıyor uyarısını ilk gördüğündeki soğuk terlemeyi insana hiçbir psikolojik gerilim filmi yaşatamaz.