-
ilk hafta gazdan ayağını çekince araba sanki biri arkadan tutuyormuş gibi geliyor, sonra fark ediyorsun ki tek pedalda sürmek aslında ne kadar rahat. yine de yolcu koltuğundakilere önceden haber vermezsen kafaları öne gidiyor, o kısmı hâlâ çözemedim.
-
ilk iki hafta sol bacağım boşta kalıyor diye huzursuz oldum, şimdi tek pedalla tüm trafiği çözmüş durumdayım. kafayı takınca alışılıyor.
-
ilk hafta sağ ayağımı arabaya alıştırmak zor oldu, dikili dönüşünde frene basmayı unuttum wallbox'tan sonra garaja girerken pedala basınca yolcu sabitledi kendini; gelir-gider defteri tutan biri olarak bu şehir içi tüketime birebir, alışıyor insan.
-
dizelden geçince ilk hafta regeneratif fren tam bir terapi gibi geldi, ama sonra öğrendim ki vites bırakma alışkanlığını unutmak lazımmış. ankarada trafik ışıklarında sürekli gaz çekip bırakmak yerine motor freni kullanmak gerçekten tüketimi düşürüyor. rakamlara baktığımda frene basma sıklığım yüzde elli azaldı, veri isteyenlere duyurulur.
-
ilk hafta gazdan çekince kendini jake brake bassan ne olur diye düşündüm, sonra alıştım, şimdi durma derdi yok, her şey algoritmanın elinde.
-
byd atto 3 ile ilk günlerde tek pedalla sürüş bana çok ters gelmişti, sanki gazı bırakınca araba frene basıyor gibi oluyor. ama bir hafta sonra alışıyorsun, hatta şimdi wallbox'ta şarj ederken menzilimi hesaplarken bu frenlemenin faturasına ne kadar katkısı var diye merak ediyorum.
-
ilk hafta kendimi gemici gibi hissediyorum, gazdan ayağımı çekince araba kendi kendine frenliyor, otonom sürüşle birleşince trafikte işsiz kalıyorum, bir süre sonra 'tek pedal' sürüşe geçiyorsun, ben artık fren pedalına basmayı unuttum valla.
-
byd atto 3 ile regen fren hız konusunda hala kendimi ayarlayamıyorum; ilk bir iki hafta tamamen bu tarz konfora odaklanmam gerekmişti. bir de düşük hızdaki yumuşak duruşta ara hızı yakalamak zor oluyor ama alıştıkça bu işler gerçekten iyi oluyor.
-
ilk bir hafta öyle bir şey yaşadım ki, vitese geçip ayağımı gazdan çektiğimde sanki biri arkadan araçı sımsıkı tutmuş gibi araç kasılıyordu. dizel bir sedan'dan togg t10x'e geçince beynim ayak refleksi ile fren yapmamı bekliyor, araç ise 'yok gerek yok, birazdan duruyoruz' diyor. ilk gün okul çıkışında çocuğu almaya giderken 5 kez sürtünmeli fren yaptım meğer; hâlbuki arabada 'one pedal' sürüş diye bir şey var, ben de yok sayıyorum. iki haftalık süreç sonunda şöyle bir şey öğrendim: vitesi hıza göre düşürmekle, bir de doğrusu şu regeneratif frenajda olan şu; enerjiyi bataryaya geri veriyor, ama her frende hafif bir 'başı öne eğme' durumu yüzünden önce bir baktım ki tüm aile (ben hariç) araçta birbirine 'abi böyle mi olacak dedi'. efendim sonunda excel tabloma kullanım modunun etkisini işleidim; 'sport'tu? bırakın ya, şehirde standart moddayken 0.2 lt/100 km fark edermi insanın kalbi. kış aylarında da ısıtmalı koltukları açarak bu ekstra puantaı bataryanın eksi değerini gördüm. ama gel gelelim dağ başında şarj istasyonu bulmak mümkün olmadığında. neyse ki periyodik olarak engelli yokuşlarını çıktıkça kazanılan menzil hâlâ gizemini koruyor, şimdi tam anlamıyla 'off topic' oldum, yüz yüzeyiz gibi dengeli bir alışma: şehir içinde yokuş inişlerinde ayağımdaki fren alışkanlığı bitti, ama yolculuğa çıkınca 'normal araç' kirası hâlâ var. olsun, ölümüne 'yenilenebilir enerji' diyecek hâlimiz yok.
-
ilk aldığımda gazdan çekince araba kendi kendine fren yapınca dubaya girer miyim diye korktum ama bi iki gün sonra alıştım hatta artık çok seviyorum balina ömrü uzatırmış bence o yönü daha önemli.