-
ilk birkaç gün bende dahi şaşkınlık vardı, sanki pedalın altında yumuşak bir yastık varmış gibi, frene canım asılmak istiyordu. sonra ayarları öğrendim, normal moda attım, şimdi otomatik kasmadığı zaman 'hisse tekrar mı yaktım acaba' diye bir yoklama çekiyorum doğrusu.
-
ilk hafta her frende ayağım gazdan çekince araba kendi kendine yavaşlıyor diye panikledim, sonra alıştım. şimdi tek pedal sürüşe geçtim, fren pedalini unuttum gibi bir şey. yine de ilk kez binen yolcu 'niye gaz vermiyorsun' diye sorunca anlatmak yoruyor.
-
ilk hafta gazdan ayağımı çekince arabanın kendi kendine yavaşlaması tuhaf geldi, bıraktığım her dizel sedan gibi boşa atmıyordu artık. şimdi ise uzun yokuşlarda frene hiç dokunmadan inmeyi öğrendim, tüketim tablosuna ikinci ay veda ettim.
-
ilk hafta arabaya bindiğimde 'her yerde sorun bu fren niye bu kadar sert basıyor' diye söylenmiştim, çünkü mekanik pedal kesişinde tek pedalla sürmeli gerçekten eski reflexleri siliyor. ilk gün boyunca şehir içinde fazla ileriye kaymışım, trafik durduğunda artık freni piksele hassas kullanıyorum; yani demem o ki, dinamik bir öğrenme süreci, kimse doğuştan yetenekli değil, sakin sürüş yapan insan bünyesi bu modele bir haftada kolay adapte oluyor.
birkaç ay sonra bunun sadece menzil için değil balatalar için de faydalı olduğunu fark ediyorsun; şehir ortalamam yirmi bine doğru düşük gidiyor. otopark rampalarında geri geri çıkarken tuhaf gelen ani yavaşlama dışında bir şikâyetim olduğunu reddedemem, çoğu marka otomatorin bu tepkisini yumuşatan gün içi iyileştirmeler yolluyor; bu tabii ki taşa yazarak değiştirilecek türden bir algo değil.
-
ilk hafta gazdan ayağımı çekince araba kendi kendine yavaşlayınca frene basıyordum refleksle, şimdi ise frene neredeyse hiç dokunmuyorum. bu tarz bir alışma süreci herkeste farklı ama bence bir hafta yeterli.
bir de şehir içinde bu tarz frenlemenin menzile katkısı azımsanacak gibi değil.
-
regen fren ilk hafta gerçekten tuhaf hissettiriyor, ayağını gazdan çektiğinizde araç kendiliğinden yavaşlamaya başlayınca insan 'fren mi bozuldu' diye panikliyor. ancak alıştıktan sonra bir daha tek pedal sürüşe dönmek istemiyorsunuz, hele şehir içi trafikte.
ben iki haftalık bir alışma sürecinin ardından artık fren pedalına neredeyse hiç dokunmuyorum. tabii bir de aracın rejenerasyon seviyesini kademelendiren ayarlar var, onlarla oynamak süreci hızlandırıyor.
-
ilk hafta ayağım gazdan çekince kendimi frene basmaya zorluyordum, şimdi ise kimseyi stop ettirmeden şehirde neredeyse hiç fren kullanmıyorum. elektrik faturasından sonra alışılması en kolay şey bu oldu sanırım.
-
dizel sedanı bırakıp t10x'e geçince ilk hafta ayağım gazdan çekince arabanın kendi kendine yavaşlaması tuhaf gelmişti, şimdi ise tek pedal moduna alıştım. regen seviyesini orta ayarda tutuyorum; yüksek ayarda şehir içi çok verimli ama uzun yolda sabit hızda pek fark etmiyor. excelimize baktığımda geri kazanımın toplam tüketime katkısı şehir içinde yüzde 15 civarı, şehir dışında yüzde 5'in altında. yani kâğıt üstünde abartılan bir şey değil, sadece doğru kullanınca işe yarıyor.
-
ilk hafta gerçekten komikti, ayağım gazdan çekince araba bir anda yavaşlıyor ve dibine giren arkamdaki trafik beni selektör manyağı yapıyordu. atto 3'te bu ayarı düşürünce iş çözüldü, ama yine de frene basma alışkanlığından tam kopmak lazım. bence tek kavrayış noktası şu: enerji geri kazanımı ne kadar yüksek olursa o kadar şarj demek. wallbox kurulumuyla uğraşırken bunu bir tür 'bedava elektrik üretimi' gibi düşünmeye başladım ve alışma süresi kısaldı.
bu tarz refleksleri değiştirmek gerçekten zaman istiyor.
(bkz:
tek pedal sürüş) zamanla doğal hale geliyor.
-
dizelden geçince ilk hafta ayağını gazdan çekince arabanın kendi kendine yavaşlaması tuhaf geliyor, sonra alışıyorsun. bir depoda menzilin arttığını görünce de 'iyiymiş' diyorsun.