• bugün (106)
  1. beş milyonluk araç aldık ama hâlâ şarj dakikalarında çay ocağına mahkûm olmamız acı bir tezat. ortalama hızlı şarjda 40 dakikalık bekleyişim var, bizim millet de eli kepçe lokum gibi sazlı sözlü olduğundan ortam eğlenceli sayılır. mühendis kafası diyor ki keşke her yerde bu süre zarfında çayını içeceğin güzel alanlar başka yerlerde de olsa; ama nerde sabah kahvaltısı, nerede kışın ortasında termos. neyse işletmeciler de fırsatı kaçırmıyor, tost makinesi ilk işleriymiş, tebrik ederim kapitalizmi. bu tarz bakınız durumun özetidir)

    (bkz: dizeldeki asfalt konforu)
  2. benim atto 3 ile başıma geldi aynısı, hızlı şarjda yarım saat beklerken mecburen oradan bir tost aldım. wallbox çözene kadar bu böyle
  3. şarj olurken açık büfe tost makinesi görmek isterim, en azından o parayı verdiğimize değsin.
  4. şarj istasyonunun o atmosferinde Sıra bekleyip tost yemek yerine, dominos sipariş edip sıcak sıcak pizzanı yemek varken bu eziyet niye? Diyerek Sorduğum yemek yeme şekli. Dominos süperos özellikle .
  5. altında bilmem kaç beygirlik, masajlı koltuklu, dev ekranlı bir uzay gemisi var ama paşam gidip otobanda tır şoförleriyle yan yana kaşarlı tost sırası bekliyor. o kadar parayı sessizlik ve konfor için verdin tamam da, hayatının geri kalanını şarj kablosuna bakarak geçireceğin aklına gelmedi mi hiç? valeye anahtarı atarken havalısın ama uzun yolda şarjı biten telefonunu kurtarmaya çalışan liseliye dönüyorsun anında.

    işin en trajikomik yanı da, yanındaki dizel araca binen dayı deposunu iki dakikada fulleyip iskender gömmeye giderken, senin o deri koltukların üstünde "klimayı açsam menzil 3 km düşer mi" diye integral hesabı yapıyor olman. dünyayı kurtarıyorsun kardeşim aynen, karbon ayak izin düştü ama o sırada stres seviyen stratosfere çıktı, hadi afiyet olsun.