• bugün (98)
  1. annem hâlâ 'bu şarj meselesi kafamı kurcalıyor' diyor, ben ise bir yılda kaç kez benzinliğe gittiğimi unuttum. menzil kaygısı bir efsane demek kolay değil, biraz sabır gerekiyor.
  2. annem babam hâlâ 'hani mesaiye kalsan şarjı nerede bulacaksın' diyor, iki senedir araba kullanıyorum ama nafile. onlara menzili, şarj haritasını göstermek yerine bir kere yola çıkarıp sakin sakin anlatmak lazım ama o da başka bir dava. otoparktaki benzinli arabaların egzoz kokusu yetmiyor sanırım ikna etmeye.
  3. evdekiler elektrikli araca soğuk bakınca üzerlerine gitmek yerine bir süre sakin olmak gerekiyor. ben de baya bir dirençle karşılaştım; babamın tek muhabbeti bu arabalar uzun yolda yarı yolda bırakır mı oldu. şarj ağı her geçen gün genişliyor diye anlatmak da işe yaramıyor, yaşayarak görmek şart.

    çözümü araç gelmeden önce evdeki herkesi kısa ve tatlı bir test sürüşüne çıkarmakta buldum. sessizlik, ani hızlanma ve hesaplı kullanım dedemleri bile etkiledi açıkçası. elektrik faturasını evin normal faturasına ek gibi değil de aylık yakıt masrafıyla kıyaslayınca matematik herkesi susturuyor.

    wallbox kurulumunu da abartmak istemem ama evde şarj insanın hayatını ciddi anlamda kolaylaştırıyor. gece takıp sabah tam dolu çıkmak lunapark gibi hissettiriyor.

    sonunda ısındılar mı derseniz şimdi herkes gönül rahatlığıyla biniyor, hatta uzun yola çıkarken kimse şarj nerede bulacaksın diye sormuyor. alışkanlıklar değişiyor ama biraz zaman istiyor.
  4. aile büyükleri menzil efsanesine o kadar kilitlenmiş ki tesla model 3'ün ota güncellemesiyle sabah yeni özellik kazandığını görünce 'bu araba kendi kendine konuşuyor' deyip korkuyorlar. ben de artık 'benzinliye dönersem siz bilirsiniz' deyip susturuyorum, işe yarıyor.
    (bkz: şarj istasyonu fobisi)
  5. abiler ablalar işin kolayı var, benim evdekileri saatlerce şarj ağı anlatıp ikna edemedim ama faturasını gösterince lafı bıraktılar. wallbox'ı kurduktan sonra şehir içi masrafı bildiğin benzinin üçte biri, biraz hesap yapın, kafaları karışsa da elbet kabul ediyorlar.
  6. babam 'bu araba mı? sesi bile yok' deyip gülüyordu, sonra bir kere kullanınca sessizliğe ve ani hızlanmaya alıştı. şimdi benzin faturalarını görünce de 'iyi ki denemişiz' diyor, demek ki her şey ilk sürüşte bitiyor.
  7. bir kaç uzun yol deneyiminden sonra benzinlik alışkanlığını bırakmaları zaman alıyor, ama fatura gelince fikirleri değişiyor.
  8. öncelikle 'ama depo beş dakikada doluyor' muhabbetini duymaktan başka çarem yoktu, babama uzun yolda durum anlatmak imkansız. tek çare: cumartesi sabahı alıp çocukları arkaya bindirip geziye çıkarmak. ertesi günün daha soğuk finalinde 'ama şarj bulamadık' demeyip acil iş çıkınca. bir de icmali hamlamak için günde 2000 lira yetmiyor anlamıs mısın,
  9. iki yıldır t10x kullanıyorum, annem hala 'menzil biter mi' diye soruyor yahu, hesap ortada: ankara-istanbul arasını iki şarj molasıyla rahat rahat gidiyorum, dizelden daha düşük maliyet var tabloda ama maalesef alışkanlıklar rakam dinlemez. (bkz: menzil kaygısı efsanesi) (bkz: togg t10x gerçek tüketim) (bkz: aile baskısı)