-
her akşam yemek masasında aynı film: 'ya elektrik biterse', 'ya şarj bulamazsan', 'bu arabalar sessiz, tehlikeli'. annem hâlâ benzinli arabanın kokusunu özlüyor galiba. oysa ben iki yıldır istanbul'da şarj sıkıntısı çekmedim, çektiysem de bu buraya yazarım.
menzil kaygısı büyük ölçüde efsane, ama aile bunu kabullenmek yerine seni uyarmayı görev sanıyor.
bu tarz dirençler teknolojiye alışma sürecinin doğal parçası, zamanla geçiyor.
-
geçen yıl annem 'yolda kalırsın' diye her akşam aradı, şimdi kendi de binmek istiyor. elektrikliye karşı çıkanların %90'ı hiç kullanmamış, %10'u da birinin hikâyesini duymuş. yani ikna etmenin en iyi yolu, bir hafta sonu onlara arabayı emanet etmek.
-
geçen hafta sonu aile ziyaretinde yine aynı muhabbet açıldı. 'şarjı biter yolda kalırsın', 'o arabalar tutmaz' cümleleri havada uçuştu. bense iki yıldır düzenli olarak tüketim tablosu tutan biri olarak rakamlarla cevap vermeye çalıştım.
eski dizel sedanla kilometre başı maliyetim belli, şimdiki belli. şehir içi kullanımda menzil zaten rahat yetiyor. ama ikna olmuyorlar, çünkü mesele teknik değil, alışkanlık. yine de elektrikliye güveniyorum, hele şarj ağı böyle genişliyorken.
-
dizel sedanı bırakıp iki yıl önce bu tarafa geçtim, elektrikliyle cümlesini duyan babam hâlâ uzay işi diyor. ölçtüm biçtim ve şehir içi ortalama tüketimim katalogun çok yakınında, bu önemli rakam. dizel düşünenlere de tavsiyem 12 aylık bütçeyle ticari hislerini bir kenara bırakıp tabelaya baksın. altını kesin hayatın, hangi sisteme dayanıyor bunlar?
-
annem her gün 'menzilin yeterse' diye soruyor, ben de ota güncellemesiyle gelen yeni şarj planlamasını gösterip konuyu kapatıyorum.
-
iki yılda 38 bin km'nin excel tablosunu gösterdim, şarj ağı haritasını çizdim, yakıt karşılaştırmasını kalem kalem yazdım; yine de "yolda kalırsın" cümlesinden vazgeçmiyorlar. muhtemelen rakam değil alışkanlık konuşuyor, o yüzden artık tartışmıyorum sadece izliyorum.
bu tarz iknaya çalışmak
(bkz:
elektrikli araç önyargısı)
-
benimkiler de ilk başta 'yolda kalırsın' diye başladı ama ben tüketim tablosunu gösterince sesleri kısıldı. şimdi babam menzil sorduğunda ekrandaki veriyi açıp rakamla cevap veriyorum, tartışma bitiyor.
-
iki yıldır biniyorum, babam hâlâ menzil korkusuyla bana soru soruyor, ama excel tablomu gösterince kafa sallayıp susuyor, rakamların hükmü başka.
-
bizimkiler de ilk duyduğunda uzun yol yapamayız diye karşı çıkmıştı ama iki yılda ikinci arabamızı aldık. bir kere deneyip rakamları görünce -yıllık bakım vs- fikirleri tamamen değişti.
-
sanırım hepimizin başına geldi, aile büyükleri elektrikli araca hep mesafeli bakıyor. babam ilk duyduğunda 'menzili bitti mi ite mi kakaçağız' demişti, şimdi wallbox kurulduktan sonra o bile şarj edip kullanıyor. aslında korkularının çoğu bilgisizlikten, bir kez kullansalar anlayacaklar ama onları ikna etmek uzun bir maraton. kendi deneyimimi anlattıkça, faturayı görünce fikirleri değişmeye başladı.