-
bu tartışmada en çok güldüğüm şey, hâlâ depo doldurma süresini tek kriter sananlar. kilowatt saat başı maliyeti, evde şarj imkânı, yıllık bakım kalemleri gibi başlıklarla karşılaştırınca tablo değişiyor. benzinli daha hızlı dolduruyor diye matematik değişmiyor; km başına maliyet farkı ortada.
tabii bu iş coğrafyaya da bakıyor. evinde priz olmayan, otoparkında şarj bulunmayan biri için elektrikli hâlâ pratik değil, oraya lafım yok. ama imkânı olan kişiye benzinlinin tek artısı, alışkanlık. işin ironik tarafı, alışkanlıkların değişmediği bir ülkede teknolojiyi suçluyoruz.
-
iki yıldır elektrikli kullanıyorum, öncesinde dizel bir sedan vardı. şehir içinde elektrikli açık ara önde ama uzun yolda iş değişiyor. rakamlar konuşsun derseniz km başına maliyet elektrikli lehine ciddi şekilde düşük.
(bkz:
menzil kaygısı)
-
iki yıllık t10x kullanımımda excel'e işlediğim rakamlar konuşuyor: km başına enerji maliyeti benzine göre yaklaşık dörtte bire düştü ama ilk yatırım ve şarj altyapısı harcaması hâlâ farkı kapatıyor. büyükşehirde yaşıyorsan ev şarjı varsa elektrikli açık ara kârlı, şehirlerarası rutinin yoğunsa benzinli hâlâ mantıklı. marka fanatizmi yapmadan kendi kullanım profiline bakmak lazım.
-
her iki tarafı da kullanan biri olarak söylüyorum, tartışma çoğu zaman yanlış yerden başlıyor: mesele sadece yakıt maliyeti değil, günlük kullanım alışkanlığı. şehir içinde elektrikli bariz önde ama uzun yolda hâlâ benzinlinin pratikliği yadsınamaz.
-
iki tarafın da kendine göre haklı olduğu, aslında günlük kullanım profiline bakınca çözülen bir denklem bu. mesele yakıt tipinden çok kaç kilometre yaptığın ve nerede şarj ettiğinle ilgili.
-
tam olarak bu işin 'bir efsanedir menzil kaygısı' diyen tarafından yazıyorum. şimdi ben 2 yıldır model 3 kullanıyorum, benzinli aracımı da tamamen bırakmış değilim, bazı şeyler zaten yavaştan seyrinde. eski dizel jip yetişmek yerine sürekli gaza basmana, yoldan çıkmaya alışıktın. ama elektrikliye geçer geçmez şunu anladım: gerçek hızlanma, test sonucunda kağıda yazandan ziyade; güç anında ayağının altında gibisin. şehir içi deneyim için süspansiyonun yumuşaklığı daha öne çıkıyor tabii ki. belki bir tek o 'son sürat' hissi benzinlilerdeki kadar uzun sürmüyor; ama kaldığım yerden devam edici yarış modunda saniyede gerçekten çok şey yol olur. bazıların uzun yolu düşünürürler, otoyolda kafam çok rahat adaptif hız sabitleme bana yetiyor; şunu net söyleyeyim: dizel bir gün mutlaka cezofliter ya da turbo problemi, elektrikli şimdilik sükunetli bir a.k. uzun zamandır wallbox'ta kazık kadar visaki alet ile kıyaslama yaptım, yokuş aşağı devirerek gelsen n'olacak, kağıtta yazan veriler masada kalıyor.
-
benzinli araba dediğin an gaza bastığında sesiyle seni okşar, egzozundan çıkan dumanla da çevreyi selamlar. elektrikli ise sessiz sedasız gider, ama menzil mevzusu bitmez. hani herkes 'menzil kaygısı efsane' der ya, gerçekten efsaneyse ben her gece şarjı iple çeken de ne oluyorum o zaman.
-
iki yıl togg t10x kullanan biri olarak net söyleyeyim: rakamlar konuşunca iş değişiyor. dizel sedanımla şehir içi 7 litre yakıyordum, şimdi evden şarjla km'si 1 liraya bile gelmiyor; ama uzun yolda şarj ağı hâlâ benzinliğin rahatlığına ulaşamadı. bakım masrafı elektriklide çok daha düşük, ama ilk yatırım hâlâ ciddi fark var. sonuçta herkesin kullanım senaryosuna göre değişir, 'biri kesin iyidir' diyen fanatiklere pek kulak asmıyorum.