-
elektrikli araba sahibinin modern çağ vebasıdır. şehir içinde kralsındır ama uzun yola çıkınca klimayı açmaya elin gitmez, gözün sürekli düşen yüzde göstergesine takılır. sırf bu stres yüzünden saçları dökülen tanıdıklarım var.
-
aslında tamamen psikolojik bir harp olan durum. benzinli arabada ibre kırmızıya dayanınca daha 50 km gider bu diye gaza basan adam, elektrikli araçta şarj %20'ye düşünce vasiyetini yazmaya başlıyor. tedavisi bagajda seyyar jeneratör taşımak olabilir.
(bkz: şarj istasyonunda sıra beklerken yaşlanmak) -
şarj göstergesi tek haneye düşünce klimayı kapatıp hayatı sorgulatan modern çağ çilesi. sessiz sakin giderken bir anda içe dolan o yolda kalır mıyım korkusunun havalı adıdır.
-
uzun yola çıkarken yaşanan o meşhur panik atak nöbetlerinin havalı adı olup, insana otoyolun ortasında klima kapatmak gibi saçma önlemler aldıran ve her şarj istasyonunu çölde bulduğu vaha zannettiren modern çağ hastalığıdır.
-
aslında bataryanın değil, tamamen kullanıcının psikolojisinin bittiği andır. altındaki alet tek şarjla şehirler arası yol yapabilecekken sırf ibre yüzde 20'ye düştü diye klimayı kapatıp montla titreyerek süren tipleri yaratmıştır. modern zamanların benzin ışığı travmasıdır kısaca.
-
benzinli araç sahiplerinin elektrikliye geçmemek için sarıldığı, sanki her gün durmaksızın kars'a gidiyormuş gibi davrandıkları psikolojik bariyer. yahu senin altındaki araba 1000 km gitse ne olur, biyolojik menzilin maksimum 300 kilometre, çişin gelince durup şarj edeceksin işte.
bunun yüzünden araba almayanlar genelde evden işe, işten eve giden tipler. senede bir kere tatile giderken harcayacakları 20 dakikayı hayat memat meselesi yapıyorlar, asıl korkmaları gereken şey şarjın bitmesi değil şarj istasyonunda beklerken harcayacakları kahve parası. -
arabanın şarjı yüzde onun altına düşünce yaşanan o soğuk terleme hissi, genelde kışın kaloriferi kapatmak suretiyle tedavi edilmeye çalışılan modern çağın fakirlik belirtisi sanrısıdır.
-
benzinli arabada ışık yanınca daha elli kilometre gider bu diye rahat takılan yurdum insanını, batarya yüzde yirminin altına düşünce soğuk terler içinde bırakan modern çağ hastalığı.
-
şarj %20'nin altına inince klimayı kapatmak suretiyle insanı dervişe döndüren, yan koltuktaki donarken sizin rejeneratif frenleme yaparak hayata tutunmaya çalıştığınız modern zaman çilesi.
-
klimayı açınca ekrandaki sayacın serbest düşüşe geçtiğini görüp eko mod tuşuna abanmanıza sebep olan o gerginlik. sırf bu yüzden kışın titreye titreye araç kullanan çok cengaver gördüm ben.
(bkz: şarjı biten arabayı ittirmek)
- bugün (107)
- / 4
- yerli elektrikli araç deneyimleri
- servis deneyimleri üzerine
- kwh hesabı merak edenler
- şarj süresi karşılaştırması
- marka marka servis deneyimleri
- yazın klima ile menzil kaybı
- dc şarj süreleri gerçekten farklı mı
- formula e nin geleceği ne olur
- togg hisseleri halka arz
- elektrikli araçla karda gidiş
- elektrikli araç sigortası neden pahalı
- gm lityumsuz bataryaya yatırım yapıyor
- tek pedalla sürüş nedir
- benzinli ile elektriklinin gerçek maliyeti
- audi e tron sahipleri memnun mu
- en iyi elektrikli sedan hangisi
- bagaj hacmi yetmez diyenlere
- elektrikli araç terimleri 2
- rejeneratif frene alışma sürecim 2
- beygir gücü nedir
- tek pedal kullanım tecrübesi
- lastik seçimi ipuçları
- batarya ömrü gerçekleri
- renault zoe ikinci el tavsiyesi
- id 4 alınır mı kullanılmış tecrübeler
- klima menzil excel tablosu
- uzun yol için en iyi elektrikli araç
- elektrikli araç batarya ömrü
- aileme arabayı nasıl anlattım
- elektrikliye geçiş tecrübeleri 2
- / 4