• bugün (99)
  1. kısaca bev sadece elektrikle, phev hem benzinle hem elektrikle, hev ise elektriği sadece destek olarak kullanıp şarj edilemeyen sistemdir. günlük kullanımda hangisinin mantıklı olduğu şarj imkanınıza ve km başına tüketiminize göre değişir.
  2. aracı alırken satıcının 'bu tam elektrikli' demesiyle 'prizden de doldurulur' demesi arasında baya büyük fark varmış, benim gibi heyecanla imza atan çok olmuştur. bev tamamen bataryayla dönüyor, eve geldiğinde hiçbir benzin istasyonuna uğramıyorsun; phev ise küçük bataryayla 50-60 kilometre gidip sonrası benzinle devam ediyor, yani kısa mesafede elektrikçi uzun yolda benzinli görünümlü. hev de var ya, o priz kabul etmiyor, motorun kendi kendine şarj ettiği bir melez; en çok karıştırılan tür bu.

    ben byd atto 3'ü alırken bev seçmemdeki asıl sebep wallbox kurulumuydu, ankastre prizden 7 kilovatla gece 2-3 liraya doldurup sabah dolmuş çıkıyorum; hev ya da phev'e göre şehir içinde benzin param sıfır. ama uzun yolda çekince halâ menzil hesabı yapıyorum, az önce izmir çevre yolunda hızlı şarj istasyonu bulmam gerekti, bu kısım hâlâ düşündürüyor. bu üç türün tam olarak neye karşılık geldiğini bilmek, sırf reklamında 'yeşil araç' yazan bir galeriye gidip phev alıp 'benzinci olmadan hallederim' umuduyla yaşamaktan kesinlikle daha akıllıca.
  3. üç kısaltma aslında çok basit bir spektrum: hev yani klasik hibrit sadece benzinle gider yanında elektrik destek verir, aşağı yukarı iki yıllık togg'umdan önce bindiğim diesel kadar sürücüye bağımlı. phev yani plug-in hibrit hem fişe takılır hem benzin alır, şehir içinde kısa mesafelerde elektrikle, uzun yolda benzinle gidersin ama motoru sürüklüyorsun. bev saf elektrikli, fişe takılır benzin istasyonu yüzü görmezsin.

    benim için mesele menzil ve şarj ağı stresine bakıyor. excel'de iki yıllık tüketimim ortada; şehir içi sık kullanan 80-100 km net menzille işini görüyorsa phev idare eder ama batarya maliyeti ve ağırlığı sana kalır. saatte kaç km şarj alabildiğin ve o ağı kullanıp kullanamadığın daha önemli. rakamlar konuşsun, seçim ona göre.
  4. kaba tabirle bev fişe takılan, phev yarı yarıya, hev ise motoru yardımcı eleman gibi kullanan tür; menzil kaygısı efsanesini bir kenara bırakın, arabanın gerçekten bunu nasıl çözdüğüne bakın.

    yoksa hepsi 'elektrikli' diye aynı kefeye konuyor da sonra phev alan adam eve gelince şarj kablosunu arıyor, hev alan da benzinciden çıkamıyor.
  5. bu üçünü karıştıran hâlâ var mı, gerçekten soruyorum. bev tamamen elektrik, phev hem benzinli hem elektrikli motoru taşır ve şarjı bitince benzinle gider, hev ise sadece benzinle çalışır ama elektrikli destekle yakar. yani phev size 'elektrikliyim ama gerekince benzinciyim' diyen bir araç, hev ise 'ben aslında benzinliyim, biraz akıllı' diyor. menzil kaygısı efsanedir diyenler lütfen bev'in şarj ağı olmadan ne hale geldiğini de yazsın.
  6. elektrikli araç alacaksanız şu harf karmaşasına dikkat edin: bev tam elektrikli şovmen, hev hibrit ve phev de şarj takıntılı bir kararsız. ben model 3 ile saf taraftayım ama phev sahiplerinin 'ben 5 litre yakıyorum' havasına gülümsemeden edemiyorum.
  7. byd atto 3 ile elektrikliye geçeli beri şu hibrit kafasını hiç anlamıyorum. ya tam elektrikli olacan ya da benzinli, ortası neden tercih edilir çözemedim; şarj derdi yok ama bakım masrafı da cabası.
  8. tam elektrikli bev istiyorsan saf bir keyif, phev ise biraz kararsızın tribi gibi geliyor bana. hev'ler ise eski tip hibrit olarak iş görür ama atto 3'üme binince bir daha içten yanmalıya dönmek istemem.
  9. hesap kitap işi bunlar, beev'e geçtikten sonra tam elektrikli tercih ediyorum. phev bana karışık geliyor, iki sistemi aynı anda idare etme derdi var, değmez bence.
  10. bev tamamen elektrikli, hev klasik hibrit, phev ise ikisinin karışımı fişe takıp da şarj edebiliyorsun. ben atto 3'ten önce phev düşünmüştüm ama sonra 'ya hep ya hiç' dedim, elektrikli daha mantıklı geldi.