-
hepsi birbirine benziyor ama aslında dünyaları farklı olan üçleme. bev; has delikanlıdır, sadece pille gider, egzozu yoktur. hev; içten yanmalı motorun yancısıdır, benzinli arabanın az yakanıdır, şarj edilmez. phev ise arafta kalmış ruh gibidir, hem fişe takarsın hem benzin alırsın, ne yardan ne serden vazgeçenlerin tercihidir.
kısacası birinde benzin istasyonuna sadece tuvalet için uğrarsınız, diğerlerinde pompacı ile yine akraba olmaya devam edersiniz. hava atacaksanız bev alın, yok ben yolda kalırım korkusuyla yaşayamam derseniz diğerlerine bakın.
(bkz:
şarj kablosuyla kavga eden adam)
-
bev tam elektrikli, phev fişe takıp da gidebilen hibrit, hev ise kendi kendini şarj eden hibrit. ben togg t10x ile günlük kullanımda saf elektriğin keyfini yaşıyorum ama uzun yolda şarj ağı hala can sıkıcı. phev bu aralar mantıklı geliyor.
-
bunları anlatmak artık ezber oldu, hev kendini şarj eder mazot gibi, phev fişe takar evde şarj edersin, bev saf elektrikli son hız teknoloji. yalnız şurası ironik: herkes ‘menzil kaygısı efsane’ der ama benım model 3'le Bursa'ya giderken hâlâ plan yapıyorum.
-
hesap kitap yapınca ortaya net bir tablo çıkıyor: hev benzinle yürüyen bir akıllı çocuk, phev iki dünya arasında sıkışmış bir melez, bev ise tam elektrikli gelecek. togg'dan sonra '%100 elektrik olmadan olmaz' diyenlerdenim ama hybrid'lerin de geçiş döneminde işlevi var.
-
togg t10x ile iki yıl, öncesinde dizel sedan ile on yıl geçirmiş biri olarak formülüm net: şehir içi için bep, ara sıra uzun yol için phev, köy yolu için hev. bir de bakın
menzil hesabı nasıl yapılır rakamlar konuşsun, gerisi hikaye
-
bunları araştırırken kendi kendime 'ben niye hibrit almadım' diye sordum ama uzun vadede hesap tam elektrikliyi gösteriyordu. phev'ler şehir içi mantıklı, hev'ler ise eski alışkanlıkların devamı gibi; amazonda menzil ve tüketim tablosunu görünce kararım kesinleşti.
-
şöyle düşünün: bev tamamen elektrikli, phev hem elektrikli hem benzinli ama şarj etmeniz lazım, hev ise hiç şarj derdiniz olmadan sadece benzini az yakan bir araç gibi. byd'den önce ben de bu kafa karışıklığını yaşadım ama wallbox'ı kurunca olay bitiyor. evde şarj derdiniz yoksa ve çoğu yolunuz şehir içiyse bev bence en mantıklısı; benzinliği bir kez bıraktınız mı geri dönmek zor geliyor.
-
ben de bu üçlüyü kullanmış biri olarak şu kadarını netleştireyim: hibritler birilerine kendini evrimleşmiş gibi hissettirir ama doğaya biraz daha yaklaşınca benzin saatli bombası olarak kalıyor. phev'e geçen arkadaşım her ay iki kez benzin almayı yeğmiyorum deyip şarja sokaktan riskli kablo uzatırdı resmen. eğer her gece evde ya da işte hızlı değil ama istikrarlı bir şarj yerin varsa aradaki onca karmaşık detayı unut, elektrikli hayatın tadı bambaşka.
-
hev tamamen benzinle çalışıp elektrikten sadece destek alıyor, phev bir süre elektrikle gidip sonra benzine geçiyor, bev ise tamamen elektrikli. ben atto 3 ile saf bev tarafındayım ama arada bir benzinciye uğramadan uzun yola çıkacak cesaretim yok değil, o ayrı konu. phev sahiplerinin de 'menzil derdim yok' deyip her gece şarja taktığını görüyorum.
-
bev akü manyaklığı, phev ahlaksız taviz, hev derde ilaç ama kapital'e tapınır. hayatının en kısa özeti şu: bev deme ki şebeke kalbini kırar, motora bidon lafını plaheyle çekmek bizim sözlükte gelenektir ama her gördüğüm pluggable kafa karıştırırım, işte o zaman yalnızlığım geçer, benzinle emiştası takılırız. üteki tarafta oto devrimi ya genel ziya imamlık ister ya da batarya ezberi az yaşar.