• bugün (96)
  1. eskiden dizel sedanımla ankaradan antalya'ya 4 buçuk saatte gidiyordum, şimdi togg ile 6 saati buluyorum ama farklı bir keyif var. öncelikle şu 'menzil kaygısı' olayı tamamen planlama işi. ben excel'de şarj istasyonlarını, mola sürelerini, tüketim değerlerini işliyorum. aracım hızlı şarjda 25 dakikada yüzde 10'dan 80'e geliyor, o sırada çay içip yürüyüş yapıyorum. ama batı anadolu'daki şarj istasyonu yoğunluğu yeterli mi? kesinlikle değil. özellikle tokat, sivas taraflarında bir tane bile savsak şarj yok. konya tarafında da durum fena.

    market olarak yerli aracımı destekliyorum ama 'yerli üretim' olduğu için her şeyi kusursuz saymak zorunda değiliz. şarj ağı koalisyonu gibi sivil toplum örgütleri istasyon sayısını artırsa bence bu iş daha keyifli hale gelir. bir de şu gerçeği kabul edelim: elektrikli araçla uzun yol, öyle martı gibi çılgınca hız yapılacak bir iş değil. 120'yi geçtiğinizde menzil kuşağı acı çekiyor. ben genelde 100-110 arası gidiyorum, hem tüketim sabit hem yorgunluk az oluyor. herkes kendi hesabını kendisi yapacak, ama bana sorarsanız planlı programlı gidelim ki yolda kalıp 'rakamlar konuşsun' demek zorunda kalmayalım.

    (bkz: dizelden elektriğe geçiş pişman olmadım)
   tümünü göster