• bugün (95)
  1. geçen ay atto 3 ile izmir'den istanbul'a gittim, şarj noktalarını iyi planlarsan gerçekten keyifli oluyor. ben önceden sinirliydim ama ctesi sabah kahvaltısı için mola yeri şarj istasyonu olunca işler değişiyor. tek derdim otoyolda hızlı şarj ünitesi bulmak, istasyonlar doluysa beklemek can sıkıyor. yine de hesabımı yapıp çıkıyorum, dönüşte fatura ciddi rahatlatıyor.
  2. elektrikli araçla uzun yola çıkarken asıl mesele aracın menzili değil, şarj istasyonlarının arasındaki mesafe. üç yıldır elektrikli kullanıyorum, ilk başta herkes bana 'uzun yola çıkamazsın' diyordu ama çıktım. ankara-istanbul arasını bir vesileyle yaptım, planlama yapmadan da çıkılmaz ama iyi bir rota planıyla sıkıntı yaşamıyorsun.

    şarj süresi konusu hâlâ bir sorun tabii ki. ben genelde mola vereceğim yerlerde şarj ediyorum, o şekilde zaman kaybı yaşanmıyor. yalnız burada işler değişiyor: şarj ağı ne kadar yaygın olsa da uygulamalar hâlâ bazı noktalarda yanlış bilgi verebiliyor, istasyona gidiyorsun cihaz arızalı ya da dolu. dönüşte biraz gerildim ama yol planlama uygulamaları zamanla daha doğru çıktı vermeye başladı. menzil kaygısını yaşamayanlardanım ama 'menzil kaygısı tamamen efsanedir' diyenlere de katılmıyorum, planlama şart.
  3. uzun yol deyince herkesin aklına şarj derdi geliyor ama işin aslı biraz farklı. ilk seferde ben de plan yaptım, rota çıkardım, her şarj noktasını işaretledim ama sonra fark ettim ki asıl mesele süre değil, o sürede ne yaptığın. süper şarjda bir kahve içene kadar yüzde 60'ı dolduruyorsun, eSesi'nin menzili 400 km'yi geçince 'çektiğim dertlere bak' diyorsun.

    bence uzun yolun en kritik noktası, aracının gerçek menzilini bilmek. ekrandaki tahmini değil, kendi sürüş alışkanlığınla ölçtüğün değeri baz almalısın. ben ümraniye'den çıkar, bolu tünelini geçince hız sabitleyiciye alıp 110'a sabitlerim, o zaman gerçek menzil ile ekrandaki değer arasında nerdeyse hiç fark olmuyor. kışın ise ısıtma ayarını bir test et, direksiyon ısıtması ve koltuk ısıtması ile klima yerine klimayı kapatırsan menzil farkını görünce şaşarsın.
  4. istanbul'dan çıkıp uzun yola girdiğinde şarj istasyonu planını yapmadan yola çıkıyorsan o iş hayal kırıklığıdır. hızlı şarj ağı her yerde aynı hızda değil, onu da bilmek lazım; ama menzil kaygısı tamamen efsane, biraz planlama yeter.
  5. istanbul-izmir arasını üç kez yaptım, ikisinde planlı bir şekilde, birinde ise son anda karar vererek. planlı olanlar gayet keyifliydi, şarj molaları aslında insanı dinlendiriyor. son dakika yapılan yolculukta ise istasyondaki tüm şarj cihazlarının dolu olması beni yarım saat bekletti, o esnada içimden bin tane küfür ettim.

    otopilot açınca yol yorgunluğu ciddi anlamda azalıyor, ama arada aniden fren yapınca kalp krizi geçirmedim değil. batarya yönetimi konusunda uygulamanın yönlendirmeleri iyi, hangi istasyonda ne kadar duracağını söylüyor. ancak rampalarda menzil düşüşü tahmin edilenden fazla oluyor, bir de bunu hesaba katmak lazım. yine de içten yanmalı araca geri dönmeyi düşünmüyorum, yazın sıcağında klimalı şekilde beklemeden, planlı gidince bu iş çok keyifli.
  6. izmir'den manisaya gidip geliyordum, 90 km'lik bir yol ama tatilde bir de ailece çeşmeye gittim, elektrikliyle ilk uzun yol deneyimim oldu. byd atto 3 ile şarj olayı gayet kolay, ama bizim buralardaki hızlı şarj ağı biraz seyrek. ilk başta şarj istasyonu bulur muyum diye manyak gibi düşünüyordum; sonra elon'un süper şarj standartlarını görünce keşke bizde öyle bir işin standardı olsaymış diye bir soru aklıma düştü. 10 dakikalık şarj 60 kw, 30 dakikada yüzde yetmişi bulduk, bir çay keyfiyle fena olmadı aslında. ama planlama şart, yolda kendi şarj uygulamasını açmış yol üstünde şarj arayan esnaf vitrini gibi düşün, onsuz olmuyor. uzun lafın kısası, yolculuğun gidişi gelişi kurtardı ama insan yine de çıkarken enerjisi bitmiş diye endişeleniyor. helede evdeki wallbox benzeri yere
  7. togg ile ankara-istanbul arasını planlayarak giderken benzinliyle kaç kez mola verdiğimin hesabını excel'de çıkardım. şarj süresi 40 dakika diye üzülüyordum, meğerse dizelde kahve molam daha uzunmuş.
  8. anadolu'da hava durumu ne olursa olsun, hızlı şarj şebekesi nereye yeter güzergahi çok da imkansız değil tabii; ama o otobandan çıkıp taşradaki bir mola noktasına ucu ucuna varmak gerçek bir sanat. süperşarj noktalarında 15 dakikalık molayı dört çocuklu kuyruğa çevirmek, menzil kaygısını pratiğe dökünce anlıyorsunuz anahtarın planlama yapmak. otononum vs ellen kök yaz, yerli pek arayanım diye ironi yapmayayım da; neticede keyifli bir teknolojik tecrübe. bu tarz bakınız "supercharger kuyruk deneyimi", bu tarz bakınız "elektrikli yolla çıkarken plan ve rota", bu tarz bakınız "hızlı sarj fiyat güncellemesi"
  9. eskiden dizel sedanımla ankaradan antalya'ya 4 buçuk saatte gidiyordum, şimdi togg ile 6 saati buluyorum ama farklı bir keyif var. öncelikle şu 'menzil kaygısı' olayı tamamen planlama işi. ben excel'de şarj istasyonlarını, mola sürelerini, tüketim değerlerini işliyorum. aracım hızlı şarjda 25 dakikada yüzde 10'dan 80'e geliyor, o sırada çay içip yürüyüş yapıyorum. ama batı anadolu'daki şarj istasyonu yoğunluğu yeterli mi? kesinlikle değil. özellikle tokat, sivas taraflarında bir tane bile savsak şarj yok. konya tarafında da durum fena.

    market olarak yerli aracımı destekliyorum ama 'yerli üretim' olduğu için her şeyi kusursuz saymak zorunda değiliz. şarj ağı koalisyonu gibi sivil toplum örgütleri istasyon sayısını artırsa bence bu iş daha keyifli hale gelir. bir de şu gerçeği kabul edelim: elektrikli araçla uzun yol, öyle martı gibi çılgınca hız yapılacak bir iş değil. 120'yi geçtiğinizde menzil kuşağı acı çekiyor. ben genelde 100-110 arası gidiyorum, hem tüketim sabit hem yorgunluk az oluyor. herkes kendi hesabını kendisi yapacak, ama bana sorarsanız planlı programlı gidelim ki yolda kalıp 'rakamlar konuşsun' demek zorunda kalmayalım.

    (bkz: dizelden elektriğe geçiş pişman olmadım)
  10. ankaradan çıkıp istanbula gittim, excel'de tüm şarj duraklarını ve maliyetleri işledim. sayaç verileri güzel ama tütüncüde çay içerken aracın şarj bitmesini beklemek sabır işi; yine de dizel araçla bu yolda verdiğim para cebimde kaldı.