-
herkesin kafası karışık aslında, geçen kw ve kwAr şarj gücü diye atışan tipler gördüm gülmekten kırıldım. şimdi kısaca: kw güç birimi, kwh enerji birimi. lityum iyon batarya deyince 'aa patlar mı' diye korkan oluyor, yok be oğlum, telefonundaki pil neyse o, sadece 2 bin katı büyüklüğünde. regen denilen olay da frene basmadan arabayı yavaşlatıp pil doldurmak. asıl event soğutma sıvıları, karmaşık iş. illa girmeyin o kadar teknik konulara, yetmez ama evet.
-
byd atto 3 alalı 3 ay oldu, hâlâ bazı terimler aklımda oturmadı. mesela wallbox kurulumu yaptıracak mıyım diye araştırırken 'rejeneratif fren' çıktı karşıma. meğer gazdan ayağını çekince kendi kendine şarj oluyormuş. kW, kWh, CCS, CHAdeMO, OBC derken kafam allak bullak. biraz araştırdım, öğrendim ama ilk başta insanın kafası karışıyor hakikaten.
-
soc, doğ, regen derken kafam allak bullak oldu başta. atto 3 aldıktan sonra wallbox kurulumu yaparken öğrendim hepsini, meğer ne kolaymış aslında.
-
model 3 ile bir buçuk yılı devirdim, ota güncellemelerinden menzil hesaplarına kadar her şeye bulaştım. terimler konusunda en komik olanı menzil kaygısı (range anxiety) bence; çoğu kişinin yaşadığı psikolojik bir durum değil, daha çok şarj ağına güvenemeyen kullanıcı sendromu. bir diğer abartılı terim ise regeneration; aslında frenle enerji toplama işlemi, adı süslü diye insanlar büyülü bir şey sanıyor. cc kombinasyonunu bilmeyenler için kendi kendini şarj etme itopyasında geziyor. oysa gerçek dünyada iş basit: priz, kablo, uykl ve üç fazlı bağlantı.
-
soc, doe, bms derken excel'im kabardı, 'regenerative braking' güzel de kışın verimi düşüyor. yerli üretimde ocak-mart arası tüketirken şehir efsanesine dönüşen 'kalorifer menzili yer mi' sorusuna da net cevap bekliyorum.
-
regenerative braking dedikleri olay meğer çok basitmiş: gaza basmayınca araba kendi kendini frenleyip pil doluyo. biz atto 3'te akıllı pilot diye bi şey var, gereksiz herif ara sıra önüne kamyon görünce kalayı basıyo.
-
sözlüğe soctan regene her şey girmiş, ama menzil kaygısının tıp dilindeki karşılığı hâlâ bulunamadı.
-
attomu alalı bir ay olmadı, terimler kafamı döndürüyor hala. mesela soc dedikleri State of Charge, yani pil ne kadar dolu, yansın yüzde diyorsun. soh, notk, aklın kaçmasın benzin deposu mantığıyla. kısacası bu sözlük işi iyi olmuş, herkes her şeyi bildiğini sanıyor ama bazılarımız acara-kes-soket karıştlıyor hala. yavaş yavaş öğreniyoruz işte.
-
herkes ayrı birimle konuşuyor, kw diyen var kwh diyen var, karmakarışık oluyor bazen. wallbox konusunda da çipli kart diye bir şey duydum, sözlük olmadan işin içinden çıkmak zor. (bkz:
kw ile kwh farkı) (bkz:
çipli şarj kartı) (bkz:
soket tip 2)
-
bu işin kendine göre bir jargonu var ve insanlar birbirlerine hava atmak için kullanıyor. herkes ağzında 'otonom sürüş sürüm 12.5', 'ota güncellemesi geldi', 'v2l ile kahve yaptım' gibi laflar dolaşıyor. bir de şu meşhur 'menzil kaygısı' efsanesi var ki ben hala gülüyorum. adam 30 km yol gidecek, aracı yüzde 80 şarjdan alıyor, yolda iki kez şarj istasyonu arıyor. olacak iş değil.
asıl komik olan 'ac ila dc şarj' kafa karışıklığı. herkes hızlı şarj diyor, altında ne yattığını bilen yok. bir de 'rejeneratif fren' var, oğlum arabayı sürerken gazdan çekince araba kendi kendine yavaşlıyor, buna çok şaşırıyorlar. ben tüm bunları bir yazılımcı olarak değil de teknolojiye meraklı bir kullanıcı olarak söylüyorum. herkes elektrikli araç terimlerini öğrenmeden önce ne alacağını bilse aslında çok şey değişir. yani kısacası anlamadığınız terim varsa sorun, ama sormadan önce bir düşünün.