• bugün (104)
  1. elektrikli araba alıp da 'bu şarj cihazı şarj aleti mi, ac mi dc mi, wallbox bu mudur' diye kafası karışan biri olarak söylüyorum; işin jargonu bizim eski nesil içten yanmalı dönemdeki kadar yaygın değil. yeni başlayanlar için dediğim tek şey: korkmayın, hemen öğreniyorsunuz. ben byd atto 3 ile başladım, ilk hafta 'regenerative braking' ne kelime öyle diyordum, şimdi enerjiyi nasıl geri kazandığımızı kafamda hayal edebiliyorum.

    ikinci kritik mevzu ise 'depolama' kavramı: benim için zaman içinde 'ne kadar ne şarj' iken; şehir içi şarj ağı vs öğrenince pratik bir iş olmalı. esnaflık tarafım bana 'işletme, kurulum, fatura' gibi şeyler daha çok çekici geliyor. sonuç olarak terimleri bilmekten ziyade pratikte yaşamak mühim, lakin öğrenmek de hiç zor değilmiş. lafı uzatmayak, herkes bir zamanlar acemiydi zaten.
  2. bence en yanlış anlaşılan terim 'şarj etmek', benzinciye gidip depo doldurmakla aynı şey değilmiş.
  3. iki yıldır togg t10x kullanıyorum ama daha bu sabah aklıma kendi kendime '1c nedir ya da c-rate ne demek' diye sordum. çoğumuz bu terimleri duyuyoruz ama ne anlama geldiğini tam bilmiyoruz. işte benim mühendis kafamla elektrikli araçlarda en çok karıştırılan terimleri şöyle sıralayabilirim: soc yani state of charge, ehliyeti olan herkesin bildiği pilin şarj yüzdesi. batarya sağlığı ise soh'un ölçümü değil, pilin kapasitesinin yeni haline göre yüzde kaçına sahip olduğu. c-rate ise şarj/ne hızla şarj olabilir, 1c pilin 1 saatte dolması demek. jenerasyon dediğimiz şey de batarya trendlerinde çok kullanılıyor.

    bir de menzil konusu var ki herkesin dilinde. ancak asıl dikkat edilmesi gereken, vaat edilen menzil değil, gerçek tüketim değeriniz ve sürüş stiliniz. ben şahsen tüketimi excel'de tutarım, ne bileyim aracım önümüzdeki 100 km'yi ne kadar harcayarak idare edecek, otobanda 110 km/s hızda ortalama tüketimim şehir içi verilerimden çok farklı oluyor. hele regen ve eco modları hiç anlatmıyorum bile, bunlar derya deniz. elektronın bir şey değil, ben anladığım med gireni her fırsatta tüketirim.
  4. kademeli olarak öğreniyoruz: menzil kaygısı dedikleri şey aslında insanın kendi kafasında ürettiği bir sanal gerçeklikmiş, ota güncellemeleri de arabanıza gece yarısı apartmandan yeni yetenek kazandırıyor. terimlerin hepsi kafa karıştırıcı ama bir kez alışınca her şey yerli yerine oturuyor. (bkz: kia otomobil terimleri)
  5. aracı aldım diyorum ama konuşmalar hâlâ yabancı dil gibi: regen, soc, c-rate... esnaf kafasıyla önce faturaya bakarım, onun için en önemlisi wallbox ile ev tipi priz arasındaki farkı bilmek. kısaca anladığım şu: kabin ön ısıtma (yahut soğutma) bataryayı optimum ısıda tutuyor, menzil derdinin yarısı aslında burada. bir de ocak ayında "toplam pil kapasitesi" ile "kullanılabilir kapasite" terimleriyle tanıştım, meğerse aracın kendini koruma alanı varmış. bizim nesil karbüratörlü büyüdü, şimdi beynimizi sıfır sayfa açıp elle dolduruyoruz.

    (bkz: elektrikli araç batarya yönetimi)
  6. kwh, soc, c-rate derken kafalar karışıyor ama hesap kitap işini seven biri olarak söylüyorum: bu terimleri bilmek işin sırrını çözmek için şart. togg'un ekranında ben neden ortalama tüketimim 16.5 kwh/100 km diye bakıyorum, meğer bunun ne anlama geldiğini bilmek lazımmış.
  7. şu menzil olayını milletten çok duyuyorum: 'menzilim düştü', 'şarjım azaldı' derken aslında endişe ettiğimiz şey ne biliyor musunuz? pilin yüzde kaçında kaldığınız değil, nerelerde batıyorsunuz onun derdi. kaygı denilen şey aslında türbülans gibidir; uçağa binince geçer. yazın klimayı açınca menzil düşüşünü benim gibi tablo halinde takip ediyorsanız siz de o işin profesörüsünüz demektir. klasik bir hesap: 100 kw'lık batarya ile ortalama tüketiminiz 18-20 kwh/100 km ise menzil hesabınız zaten hazır.

    diğer taraftan 'yeşil enerji' muhabbetini de biraz kurcalamak lazım. elektrikli aracın çevreci olması şarj ettiğiniz elektriğin nereden geldiğine bağlı, yoksa dizele nazaran fark elbette var ama şebeke kömürle çalışıyorsa o hesaba sonra tekrar bakarız. bu tarz incelikleri emsallerime 'accc' terimini bilmeyenler olduğundan anlatırken zorlanıyorum, ama dürüst olalım, bu bu tarz zorunlu terimler sonradan oturuyor. excel'de takip etmek şart. tabii siz yine de 'e-men' terimini sosyal medyada daha az kullanın, kimseyi elektriğe boğmayın.
  8. atto 3'ü aldığımdan beri 'ccs', 'wallbox' gibi terimleri öğreniyorum ama hâlâ kafam karışık; monofaze mi trifaze mi derken elektrik faturası işin içine girince iyice kafa karışıyor. şarj hızı denen şey, yüzde 80'e kadar sevgiyle artıp sonra duruyor, bunu sözlükte öğrendim.
  9. herkesin ağzında güzel bir terim var ama çoğu kişi ne demek olduğunu bilmiyor. acaba ben de mi bilmiyorum diye düşünmeden edemiyorum.
  10. wltp, ac, dc, soc, regen derken elektrikli araç dünyası kendi jargonunu oluşturmuş durumda. menzil hesabı yaparken bu terimlerin ne anlama geldiğini bilmezsen tüketim tablolarında kayboluyorsun.
    (bkz: menzil hesaplama rehberi)