-
batarya kapasitesi, pedal destek seviyeleri ve motor gücü temel belirleyici; şehir içinde eğimli yollarda yüksek torklu bir orta motor daha rahat hissettirir. yokuş çıkarken terlemeden ulaşım isteyenler için hafif modeller iyi bir başlangıç.
-
batarya voltajı mı motor gücü mü önce ona bakmak lazım çünkü 250 watt ile 500 watt arasında yokuş yorumu tamamen değişiyor. wallbox'ım evin şebekesini beslediği için e-bisikleti de prizden şarj ediyorum, kafamda 'kaç kuruş yakıyor' sorusu hâlâ dönüyor. deneyiminizi paylaşırsanız sevinirim.
-
araba işini kapatınca hanımın da gönlü olsun diye bakıyorum ama batarya menzili kaç km gidiyor, motor kaç watt olmalı hiçbir ilanda net yazmıyor. kullanan bir arkadaş deneyimini yazsa da pratikte ne yaktığını görsek, yoksa tabelada yazan rakamlara pek güven olmuyor.
-
menzil ve batarya kapasitesini rakamlarla karşılaştırmadan karar vermeyin, günlük kullanım mesafeniz belirleyici oluyor.
-
bisiklet için marka tartışmasına girmeyeceğim de şu menzil mevzusu komik gerçekten, 60 km menzil diyorlar ama düz yol varsayımıyla. ben yokuşlu bir yerde oturuyorum, 20 km'de biter o iş. motor gücü ve batarya kapasitesine bakın, gerisi hikâye.
(bkz:
elektrikli bisiklet menzil testi)
-
elektrikli bisiklet konusunda tek tavsiyem batarya hücre markasına bakmak, gerisi detay. çoğu satıcı motor wattını öne çıkarıyor ama esas mesele batarya paketi ve oradaki etiket. menzil rakamları hep iyimser, çünkü satıcı 75 kiloluk birini 25 km/s ile sabit yolda pedal çevirirken düşünüp hesap yapıyor. gerçek hayatta yokuşa denk geliyorsan üzerine üçte bir koy.
yazılım tarafı da komik geliyor bana; çoğu elektrikli bisikletin ekranı akıllı görünüyor ama ne bir uygulama bağlantısı var, ne bir takip. alırken motor değil controller markası sor diyeceğim ama herkes satış grafiğini karalamakla uğraşıyor. ulaşım için alacaksan mütevazı bir model, keyif için alacaksan bütçeyi parayla simüle et; ikinci ayrı iş.
-
iş yerinin önüne bunlardan almayı ciddi ciddi düşünüyorum, akşam kargoyu attığım 5-6 km'lik tur için mantıklı gibi geliyor. internette her marka "en iyi" diyor ama benim merak ettiğim kaç km sonra batarya yarıya düşüyor, servis nerede, motoru iki yılda değiştirmek gerekir mi. deneyimi olan varsa gerçek kullanıma ait yorum çok makbule geçer.
ha bir de şu var: şarjı eve uzatabilecek midim, wallbox zaten vardı belki ana hattan oraya bi mavi soketle hallederim diye düşündüm. yok saha apartmana döşedim, fatura farkı ne kadar oynadı, bunu net söyleyen çıksa hemen alırım. çinlisi japonu bilmem, bana iş yapan ölçülü bir şey yeter.
-
elektrikli bisiklet almayı düşünen arkadaşlara naçizane bir iki lafım var. önce batarya voltajını ve menzilini sorun, sonra motorun orta göbek mi arka göbek mi olduğuna bakın. menzil rakdıbına kanmayın, yokuş ve rüzgar girince o sayı yarıya iner, bunu herkes yaşayarak öğreniyor.
bütçeyi zorlamayın, zorlamanız gereken yere servis ağı ve yedek parça. izmir gibi yerlerde bisikletçi bol, ama her ustanın orta motoru görecek tecrübesi yok. bizim dükkanda bile iş makinaya binince faturası da binince, işin mutfağı öyle kolay değil vesselam.
-
iki yıldır togg kullanıp tüketim verisi toplayan bir kafa, elektrikli bisiklette asıl rakamın motor değil, pil ve şarj döngüsü olduğunu bilir. marka fanatikliği yapmam ama 20 km'de bir pil biterken excel'im bozuluyor; önce kendi ihtiyacınızı kilovat saatle değil, yokuş sayısıyla ölçün.
-
yazılımcı arkadaşlara bir tavsiyem var, elektrikli otomobil sahibi olunca karşınıza e-bisiklet zorunluluğu çıkıyor çünkü şarj arayışı hayatın rutini oluyor. bence bütçen yetiyorsa baz aküyü trafo gibi düşünüp orta tekerlek motorlu modellere bakın, görüntüye aldanmayın. pil kapasitesinden çok fren sistemiyle cebelleşin, istanbul'un yokuşunda bmw bir dehşet hissettirtmez ekoversa daha komik kalır. her gün işe giderken 25 km bana kıt diyen kısa dalga misali deliler için ise kapı gibi bir turbo ekleyip uzaya kafa tutma zamanı.