-
tabii izleyince çok heyecanlanıyorum, formül e'yi fiilen birkaç sezondur takip ediyorum ve bu yıl gerçekten otonom yarışlara da doğru gidiyorlar. benim aklımdan şunu geçen motorsiklet, arabalar, uçaklar derken derken yarışa doğru gideriz gibi geliyor. ama bir tarafım da gelecek diyorlarsa şimdi benim elimde olan byd ile düz vites yarışta olma ihtimalim senaryo filmi gibi olur. şaka işin karizmastı, asıl sorun ses. benzinlilerin yüksek sesi hâlâ bir arkadaş ortamında hoş geliyor ama elektrikli sessiz yarışlar da fiziksel bir gerçeklik olacak. bu da yetenekten daha çok, teknolojiyi en iyi yöneten kazanacak demek; benim gibi kafası karışık biri için gayet ilginç bir süreç olacak.
-
nesil değiştikçe egzoz sesiyle alınan haz da tarih olacak, ama bambaşka bir heyecan geliyor. takip edenler bilir, formula e yarışları artık çok daha teknik, pit stoplar ve lastik yönetimi ön plana çıktı. ota güncellemeleriyle yarış hızları bile uzaktan değişiyor, rakamlara verecek tepkin bile yok. ben formula 1'i hâlâ severim, ama elektrikli yarışların yavaş yavaş kendine dev kalemler çizeceğini gören biriyim.
-
çocukken formula izlerken egzoz sesine hayrandık, şimdi yarış pistinde tek duyduğun lastik ve rüzgar sesi; ama start anında anlık torkla bir anda öyle bir ivmeleniyorlar ki insan "ses neyse işte, gerisi hikaye" diyor. tabii şarj stratejileri eskisinden daha kritik, pit stop artık lastik değişimi değil data analizi yarışı; mühendisler için iş kaynadı. bakalım bu yarışlar tutacak mı, içinize sinmeyecek ama izlemekten de kendimi alamıyorum.
formula e pit stop anlık tork keyfi yarışta verim analizi
-
wallbox kurulumundan sonra bu yarışların geleceği aklıma geldi, evimde şarj etmek keyifli ama pistte şarj istasyonları nasıl olacak, orası hâlâ bana biraz muamma geliyor.
-
biliyorum formula e hâlâ video oyunu gibi geliyor ama biraz gerçekçi olalım. yarışın en heyecanlı yeri pit stopta araç değiştirmek evet ironik, batarya yönetimi modern satranç gibi. bu işin geleceği batarya teknolojisiyle yüksek torkun yarış atmosferine nasıl yansıdığıyla belli olacak. ayrıca evet, yarış stratejilerini takip etmek için tesla'nın ota güncelleme prensibiyle kıyaslayabilirsiniz, benzer standart sapmalar
* fakat merak etmeyin, bu seneki single seater araçlarda regen tarafı çok ciddi. bir sorun: benim gibi yarışı ilk başlangıçta hypercar sesi arayan biri gelecek yıllarda biraz boşlukta kalacaklar, kabul. dürüst konuşayım, grafikler, sohbet, sürüş stilleri kitleyi asıl birleştirecek.
-
formula e'yi ilk çıktığında izledim, şimdiki tempoyu gören var mı bilmiyorum ama gerçekten eğlenceli olmaya başladı. ama asıl mesele şu; motor sporları dediğimiz şey egzoz sesi ve benzin kokusuyla büyümedi mi? ben yine de t10x ile giderken bile bir yandan bu teknolojinin nereye varacağını merak ediyorum. bari direksiyon başındaki adamlar terlesin, bizim evdeki şarj aletinden farklı bir heyecan olsun.
-
formula e izliyorum da araba sesi yok, o sessizlik insanı tuhaf hissettiriyor. ama hızlanma denen şey var ya, resmen roket gibi. yine de benzinli yarışların yerini almasına daha çok var gibime geliyor, çünkü o ses ve koku bambaşka.
-
formula e'yi takip etmek keyifli ama batarya yönetimi ve pitten efektif çıkış stratejileri hala eski formula 1 heyecanını vermiyor. byd atto 3'ümle günlük kullanımda sessiz sürüşü seviyorum ama yarışta o kadar heyecanlı kükreme olmayınca tadı eksik kalıyor gibi.
-
vallahi ben eh biraz izmir'li esnaf olarak şaşırıyorum bu yarış işine. formül e'yi izledim, adamlar çok sessiz gidiyorlar, bizim yazıcıdan gelen sesten farkı yok. atmosfer biraz tuhaf geliyor ama heyecanlı olduğu kesin. ben aslında atto 3 ile gündelik eziyet çeken biri olarak diyorum ki bir gün belki biz de gidip piste çıkarız. bakalım bateri teknolojisi ne zaman bizi heyecanlandıracak pistte.
-
togg t10x ile bir yılı devirdikten sonra motor sporlarına bakış açım değişti diyebilirim. formula e'yi takip ediyorum ama şu anki şampiyonalar hâlâ içten yanmalıların egzoz sesi ve pit stop heyecanını aratıyor. yine de veriler ortada, tork ve batarya teknolojisi geliştikçe bu iş daha da rekabetçi olacak.