• bugün (98)
  1. içten yanmalıya alışan biri için cadde sürpriz dolu aslına bakarsanız. aracın uğultusu yok derken çıkardığı distopik vınlama sesi bile bana ‘gelecekteyim’ hissi veriyor hele bu sesi bir alışkanlık dizisi gibi duyunca.

    motordan ses gelmemesi tadı bir başka ama sokaktakiler beni hiç duymuyor, bu yüzden çok fazla korna yiyorum. belki direkt tanrılardan özür dilemek lazım, kaputa ses koyacaklar az kaldı.
  2. motor sesi yok tabii, ilk gün otobüste yanımdaki insana korna çalmadan çekinmeden sokulma alışkanlığımı yavaş yavaş bıraktım gerçeği şu ki 40-50 kabul edilen bir hızın altında insanlar sizi direkt fark etmiyor. yaya için tehlikesi var o işin, dış ses hoparlörü zorunluluğu tam da bu basiretli mühendislik denilen hadisenin karşılığı, kimseye 'havali' gelmesin, papaz olmak kolay iş değil.

    içine gelince kütük gibi sessiz değil, kapatınca fark ediyorsun ses sistemini açmadan dahi lastikten ve rüzgardan gelen uğultu var. yani demem o ki, 'elektrikli çok sessiz' cümlesi otelin lobisine girip, odalarda ses yok sanmaya benziyor, halbuki koridorda gıcırtı var.