-
altınızdaki o sessiz teknoloji harikasının bir anda iki tonluk kontrolsüz bir kızağa dönüştüğü gerilim dolu aktivite. menzil zaten soğuktan yarıya inmişken o meşhur torkun buzda sizi dansa kaldırmasını izlemek paha biçilemez.
-
yere yapışan ağırlık merkezi sayesinde, altındaki o meşhur 4 çeker suv'larına güvenen abileri yolda şaşırtan eylem. o tork kontrolü o kadar hassas ki, buzun üstünde bale yapar gibi gidiyorsunuz, gram kayma yok.
ancak iş kabin ısıtmaya gelince, düşen km'leri gördükçe yaşanan
menzil anksiyetesi yüzünden, içeride mont ve bereyle oturup cam buğusunu elle silmek gibi bir vizyonsuzluğa düşürebilir.
-
bataryanın ağırlığıyla yere sağlam basıyor basmasına da kaloriferi açınca menzilin şelale gibi akıp gitmesi insana ufak çaplı bir panik atak yaşatıyor. doğayı kurtaracağız diye arabanın içinde donarak can vermeyelim sonra.
-
koltuk ısıtmayı açınca menzilin yarı yarıya düştüğünü görünce gelen o pişmanlık hissi paha biçilemez.
bataryayı sıcak tutayım derken donan arkadaşlara selam olsun.
-
bunun bir de 'rejeneratif fren arabayı kaydırır mı' korkusu vardır ki düşman başına. o sessizliğin içinde, buzlu yolda torku kontrol etmeye çalışırken, ekrandaki menzilin eriyişini izlemek insanı filozof yapar. dışarıdan bakana teknolojik şov yapıyorsun ama içeride 'acaba kaloriferi kapatsam 5 km daha gider miyim' hesapları dönüyor.
özellikle kış lastiği yoksa o iki tonluk batarya yığınıyla dans etmek, buz pateni yapmaktan farksız hale geliyor. gaza dokunduğun an kafayı kıçını ayrı oynatan aracı zapt etmek, o fütüristik havayı bir anda dağıtıyor maalesef.
(bkz:
menzil anksiyetesi)
-
altınızdaki o tork canavarı makinenin, buzlu yokuşta bir anda pahalı bir kızağa dönüşmesi hissiyatıdır. gaza milimetrik dokunayım derken ömrünüzden ömür gider, rejeneratif frenleme devreye girip arkayı savurur mu korkusuyla direksiyonu sıkmaktan parmaklarınızın kan dolaşımı durur.
işin en trajikomik yanı da menzil korkusundan kaloriferi açmaya elinizin gitmemesidir. millet yanınızdan dumanı tüten külüstüründe tişörtle geçerken, siz o teknoloji harikası uzay gemisinin içinde montla, bereyle, dişleriniz takırdayarak en yakın şarj istasyonuna dua ede ede gitmeye çalışırsınız.
-
rejeneratif freni kısmayı unutup gazdan ayağını çektiğin an arabanın dans etmesiyle şenlenen eylem. menzil korkusundan kaloriferi açamayınca içeride montla oturuyoruz, teknoloji harika cidden.
-
bataryayı ısıtacağım derken menzilin eriyip gittiğini izlediğiniz, o anlık torkla buzda dans etmenin ne demek olduğunu acı tecrübelerle öğreten eylem. araba o kadar sessiz kayıyor ki insan kendini karda kızakla kayıyor sanıyor resmen.
içten yanmalı motorcular yolda kalıp size acıyarak bakarken siz de rejeneratif frenle durmaya çalışıp dua edersiniz.
-
altınızdaki pilli oyuncağın ağırlık merkezi sayesinde yola yapışacağını sanırsınız ama rejeneratif fren ayarını kısmazsanız kendinizi lunaparkta çarpışan arabalarda bulmanız an meselesidir. ısıtmayı açınca gözünüzün önünde eriyen menzil çubuğu yüzünden montla titreyerek sürdüğünüz o yolculuk, teknolojiye olan inancınızı biraz sorgulatır. elon musk mars'a gidecekti hani, daha bizim karlı yokuştan çıkamıyoruz.
-
meşakatli bir olaydır kelimenin tam manası ile