-
bev saf elektrikli, phev hem elektrik hem benzinli, hev tamamen benzinle gidip kendini şarj ediyor, biz atto 3 ile bevlere geçiş yaptık ama phev mantıklıymış aslında, uzun yolda şarj derdi yok, benzinliye göre de az yakıyor, kafa karışıklığı normal.
-
bu konuyu sık sık açıklamak zorunda kalıyorum, çünkü karıştıran çok. tamamen elektrikli araç bev dediğimiz şey, sadece batarya ile çalışıyor ve menzil tamamen şarj ağına bağlı. hibrit hev ise benzinli motorun jeneratör görevi görüp bataryayı doldurduğu, fişe asla takamadığınız mantık. phev ise bu ikisinin evliliği, evde şarj edersin, kısa mesafe elektrikle gider, uzun yolda benzin motoru devreye girer. benim hesabıma göre ankara gibi bir yerde yıllık 15 bin km yapıyorsanız ve şarj imkanınız varsa, phev merak etmeyin en mantıklısı gibi görünüyor. ama işin güzel tarafı hangisi olursa olsun, artık herkes tüketim değerlerini konuşuyor; eskiden kafaları sadece fiyat etiketindeki sıfır sayısına dikkat ediyordu. şimdi excel tablolarım, tüketim verilerim! neyse ki, gelişmiş bir toplumuz.
-
işin özeti şu: üçü de elektrikli ama biri tamamen elektrikli, biri hibrit"in hali, biri de hibritlerin şarjlısı. ben iki sene boyunca araştırmadan öyle dizelden togg'a geçilmez, dediysem de öyle çıkmadı. rakamlar konuşunca iş netleşiyor.
hev klasik toyota tipi: ufak batarya var ama şarj etmiyorsunuz, motor içten yanmalı çalışıp bataryayı dolduruyor. phev bunun üstüne fiş taktırabilen versiyon; kısa mesafe tam elektrikli, uzun mesafede benzinli. bev ise tam bağımsız elektrikli. benim togg t10x bev. şehir içi menzil ihtiyacını epey aşıyor. uzun yolda şarj ağı hala dert, ama evde şarj tabancası varsa bu dert küçüyor.
tavsiyem şu: evde şarj edebiliyorsanız, günlük işiniz 100 km altındaysa size uygun araç ya bev ya phev, ama fiyat-performans olarak artık bev mantıklı çünkü phev'ler %66 vergi dilimine tabi. ancak evde şarj imkanınız yoksa ve sürekli uzun yol yapacaksanız o zaman hev sizi daha az üzer. benim excel tablomda en verimli araç, trafikte kendinizi stres etmediğiniz araçtır. marka fanatizmi bir kenara, kullanım şeklinize bakın. gerisini kendi rakamlarınıza göre oturup hesaplayın.
-
rakamlarla özetlemek gerekirse hev benzinle kendi elektriğini üretir, phev kısa mesafeyi elektrikle yapar ama benzinliği de cebinde taşır, bev ise yüzde yüz elektrik ve en sade sistem. ben iki yıldır t10x kullanıyorum, her gün evde şarj edebiliyorsan bev mantıklı; şarj ağın zayıfsa phev denen çözüm insanı mazotlu yola ortadan hazırlar.
(bkz:
elektrikli alan bir daha benzinliye dönmez)
-
üçünü de kullanmış biri olarak en net özet şu: hev benzini asiste eder, phev günlük kullanımı elektrikle geçirip uzun yolda benzine sarılır, bev ise tamamen şarj altyapısına bel bağlar. menzil kaygısı yaşamamak için illa ki aracın menzilini değil, yaşadığın şehrin şarj ağını analiz etmen gerekiyor.
-
hev demek motorun hep yanında çalışan bir batarya, phev demek yarım elektrikli tam benzinli, bev demek ise tam elektrikli. yani sadece şarj fişi değil bütün sahiplik deneyimi değişiyor; menzil kaygısı efsanedir diyenler için büyük konuşuyorum, tabii bev'de şarj bulunca.
-
bev, sarj kablosunu hayatının merkezine koyan cesur insanların tercihi; hev, yakıt istasyonuyla duygusal bağını koparamayanların konforu; phev ise ikisinin arasında sürekli gidip gelen, hangi taraf olduğunu o da bilmeyen araç tipi.
açık konuşmak gerekirse şehirde çoğu kullanıcı için bev mantıklı, yılda iki kez iki bin kilometre yol yapıyorsan da hev hâlâ pragmatik bir tercih.
-
otobanda şarj istasyonunda hev sürücüsüyle sohbet ettim, adam benzinliğe uğramadığını söyleyip gururlandı ama deposunu hiç boşaltmadığı için zaten benzin almıyordu. phev dediğin şey aslında iki aracı birden taşıyorsun, ağırlık ve karmaşıklık bedava gelmiyor. bev tarafında tek dert şarj ağı, ama o da her yıl gözle görülür iyileşiyor.
-
bev tamamen elektrikli, phev ve hev ise hâlâ benzinle flört ediyor; hangisinin sana uyduğu biraz da şarj alışkanlığına bakıyor. menzil kaygısı efsanedir diyenler bir de phev'i iki yılda bir şarj edenleri görsün.