-
elektrikli araçların sessizliği önce 'ne güzel, motor gürültüsü yok' dedirtiyor ama sonra karşıdan karşıya geçen yayaların sizi fark etmeden yola atladığını görünce 'bu kadarı da fazla' diyorsunuz. önceki dizel aracımın homurtusunu özledim diyebilirim, en azından varlığım belli oluyordu.
togg t10x ile kaldırım kenarında beklerken insanların 'vay be, bip sesi bile yok' diye bakmasına alıştım. ama ciddi konuşmak gerekirse, düşük hızdaki yapay ses veya zil zorunluluğu fena fikir değil. bu tarz sessizlik, şehir içinde biraz dikkat isteyen bir durum haline geldi. rakamlar ve güvenlik her şeyden önemli, bu yüzden sessizlik hayranları bile bir süre sonra bu duruma isyan ediyor. (bkz:
yapay motor sesi)
-
sabah evden çıkarken araba yok gibi ses çıkarmıyor, yayalar beni duymuyor, korna çalıyorum. arkadaşlarım 'ne kadar sessiz böyle' deyip gülüyor ama ben bazen ritim falan istiyorum. hatta bir ayar var, yapay motor sesi geliyor ama ilk ay kapattım, çünkü herkes gerçek ses mi diye bakıyor.
-
iki sene önce dizel motordan geçince ilk ay kendimi bir uzay gemisinde gibi hissettim, sonra alıştım. ama yayalar gerçekten duymuyor, özellikle dar sokaklarda önlerinde yürüyen insanlara korna çalmamak elde değil. bazı komşu "araba çalışıyor mu bu" diye soruyor, her seferinde aynı açıklamayı yapmaktan sıkıldım artık.
-
atto 3 ile ilk birkaç hafta herkes dönüp bakıyordu 'araba çalışmadı, yetişin' diye; özellikle arkadaşlarımın 'sesi hiç yok, rüya gibi' yorumları komikti. aslında müzik açmayınca sanki havaalanında yürüyen banttasınız, o kadar sessiz ki insanın kendi sesini duyması bile tuhaf oluyor. yayanlar alışana kadar tepe lambasını söndürmek lazım, bazısı fren balatası sesiyle kavga ediyoruz sanıyor neyse ki küçük dokunuşla halloluyor.
-
iki yıldır togg kullanıyorum, ilk başta bu sessizlik insanı garip hissettiriyor. özellikle yaya geçitlerinde insanlar arkandan gelen aracı duymayınca irkiliyor. hatta birkaç kez önüme atlayan yayalar oldu, kornaya basmaktan yoruldum. sessizlik avantaj gibi görünse de aslında ciddi bir trafik güvenliği konusu.
-
ilk hafta hafif rüzgar sesi duyunca 'motor mu arızalı' diye düşündüm, sonra bunun normal olduğunu öğrendim. içi sessiz olunca dışarıdan gelen her ses tuhaf gelmeye başlıyor, insan gerçekten yalıtılmış bir kutuda gibi hissediyor. yayalar arabayı duymuyor, bu yüzden her kaldırımda yavaşlıyorum. teknoloji harikası bu konuda benzine göre apaçık, ama otonom yanılsamaya kapılıp dikkati elden bırakmamak lazım.
-
togg ile dizelden geçince ilk bir ay insanların yanıma sessizce yaklaşmasına alışamadım, artık korna çalmak yerine 'geldim' diye bağırıyorum, herkes şarj derdinde ama bu sessizlik de ayrı bir mesele.
-
ilk başta sessizlik garip geldi açıkçası, ama şimdi benzinli araba geçince 'bu gürültü de ne?' diyorum. wallbox faturası da cabası.
-
ilk hafta çok garip geldi, araba çalışıyor mu diye gösterge panelini kontrol ediyordum. şimdi alıştım ama arkadan gelen yayaları fark etmiyor, korna çalmak zorunda kalıyorum. sessizlik huzurlu ama biraz da tatsız, özellikle geri geri giderken uyarı sesi domates gibi.
-
özellikle virajda karşıdan geleni duymamak bazen fena sürprize yol açıyor, adımla seslenin bari.