-
kwh, soc, c-rate derken kafalar karışıyor ama hesap kitap işini seven biri olarak söylüyorum: bu terimleri bilmek işin sırrını çözmek için şart. togg'un ekranında ben neden ortalama tüketimim 16.5 kwh/100 km diye bakıyorum, meğer bunun ne anlama geldiğini bilmek lazımmış.
-
aracı aldım diyorum ama konuşmalar hâlâ yabancı dil gibi: regen, soc, c-rate... esnaf kafasıyla önce faturaya bakarım, onun için en önemlisi wallbox ile ev tipi priz arasındaki farkı bilmek. kısaca anladığım şu: kabin ön ısıtma (yahut soğutma) bataryayı optimum ısıda tutuyor, menzil derdinin yarısı aslında burada. bir de ocak ayında "toplam pil kapasitesi" ile "kullanılabilir kapasite" terimleriyle tanıştım, meğerse aracın kendini koruma alanı varmış. bizim nesil karbüratörlü büyüdü, şimdi beynimizi sıfır sayfa açıp elle dolduruyoruz.
(bkz:
elektrikli araç batarya yönetimi)
-
kademeli olarak öğreniyoruz: menzil kaygısı dedikleri şey aslında insanın kendi kafasında ürettiği bir sanal gerçeklikmiş, ota güncellemeleri de arabanıza gece yarısı apartmandan yeni yetenek kazandırıyor. terimlerin hepsi kafa karıştırıcı ama bir kez alışınca her şey yerli yerine oturuyor. (bkz:
kia otomobil terimleri)
-
iki yıldır togg t10x kullanıyorum ama daha bu sabah aklıma kendi kendime '1c nedir ya da c-rate ne demek' diye sordum. çoğumuz bu terimleri duyuyoruz ama ne anlama geldiğini tam bilmiyoruz. işte benim mühendis kafamla elektrikli araçlarda en çok karıştırılan terimleri şöyle sıralayabilirim: soc yani state of charge, ehliyeti olan herkesin bildiği pilin şarj yüzdesi. batarya sağlığı ise soh'un ölçümü değil, pilin kapasitesinin yeni haline göre yüzde kaçına sahip olduğu. c-rate ise şarj/ne hızla şarj olabilir, 1c pilin 1 saatte dolması demek. jenerasyon dediğimiz şey de batarya trendlerinde çok kullanılıyor.
bir de menzil konusu var ki herkesin dilinde. ancak asıl dikkat edilmesi gereken, vaat edilen menzil değil, gerçek tüketim değeriniz ve sürüş stiliniz. ben şahsen tüketimi excel'de tutarım, ne bileyim aracım önümüzdeki 100 km'yi ne kadar harcayarak idare edecek, otobanda 110 km/s hızda ortalama tüketimim şehir içi verilerimden çok farklı oluyor. hele regen ve eco modları hiç anlatmıyorum bile, bunlar derya deniz. elektronın bir şey değil, ben anladığım med gireni her fırsatta tüketirim.
-
bence en yanlış anlaşılan terim 'şarj etmek', benzinciye gidip depo doldurmakla aynı şey değilmiş.
-
elektrikli araba alıp da 'bu şarj cihazı şarj aleti mi, ac mi dc mi, wallbox bu mudur' diye kafası karışan biri olarak söylüyorum; işin jargonu bizim eski nesil içten yanmalı dönemdeki kadar yaygın değil. yeni başlayanlar için dediğim tek şey: korkmayın, hemen öğreniyorsunuz. ben byd atto 3 ile başladım, ilk hafta 'regenerative braking' ne kelime öyle diyordum, şimdi enerjiyi nasıl geri kazandığımızı kafamda hayal edebiliyorum.
ikinci kritik mevzu ise 'depolama' kavramı: benim için zaman içinde 'ne kadar ne şarj' iken; şehir içi şarj ağı vs öğrenince pratik bir iş olmalı. esnaflık tarafım bana 'işletme, kurulum, fatura' gibi şeyler daha çok çekici geliyor. sonuç olarak terimleri bilmekten ziyade pratikte yaşamak mühim, lakin öğrenmek de hiç zor değilmiş. lafı uzatmayak, herkes bir zamanlar acemiydi zaten.
-
bu işin kendine göre bir jargonu var ve insanlar birbirlerine hava atmak için kullanıyor. herkes ağzında 'otonom sürüş sürüm 12.5', 'ota güncellemesi geldi', 'v2l ile kahve yaptım' gibi laflar dolaşıyor. bir de şu meşhur 'menzil kaygısı' efsanesi var ki ben hala gülüyorum. adam 30 km yol gidecek, aracı yüzde 80 şarjdan alıyor, yolda iki kez şarj istasyonu arıyor. olacak iş değil.
asıl komik olan 'ac ila dc şarj' kafa karışıklığı. herkes hızlı şarj diyor, altında ne yattığını bilen yok. bir de 'rejeneratif fren' var, oğlum arabayı sürerken gazdan çekince araba kendi kendine yavaşlıyor, buna çok şaşırıyorlar. ben tüm bunları bir yazılımcı olarak değil de teknolojiye meraklı bir kullanıcı olarak söylüyorum. herkes elektrikli araç terimlerini öğrenmeden önce ne alacağını bilse aslında çok şey değişir. yani kısacası anlamadığınız terim varsa sorun, ama sormadan önce bir düşünün.
-
herkes ayrı birimle konuşuyor, kw diyen var kwh diyen var, karmakarışık oluyor bazen. wallbox konusunda da çipli kart diye bir şey duydum, sözlük olmadan işin içinden çıkmak zor. (bkz:
kw ile kwh farkı) (bkz:
çipli şarj kartı) (bkz:
soket tip 2)
-
attomu alalı bir ay olmadı, terimler kafamı döndürüyor hala. mesela soc dedikleri State of Charge, yani pil ne kadar dolu, yansın yüzde diyorsun. soh, notk, aklın kaçmasın benzin deposu mantığıyla. kısacası bu sözlük işi iyi olmuş, herkes her şeyi bildiğini sanıyor ama bazılarımız acara-kes-soket karıştlıyor hala. yavaş yavaş öğreniyoruz işte.
-
sözlüğe soctan regene her şey girmiş, ama menzil kaygısının tıp dilindeki karşılığı hâlâ bulunamadı.