-
istanbul'da yaşayıp da evde şarj edemeyenler için bence evet, ama istatistiklere bakınca çoğu insan günde 50 km bile yapmıyor. aslında kafada bitiyor bu iş.
-
bizim mahallede herkes elektrikliye geçti ama hala 'acaba yolda kalır mıyım' diye soran çok, aslında işin sırrı evde şarj. wallbox kurduktan sonra bir daha da bakmadım menzile, gece takıyorum sabah hazır.
-
iki yıldır togg t10x kullanıyorum, excel'de tüketim takibi yapmayan bilmez. soğuk hava, yokuş ve kış lastiği derken menzil resmen yarıya düşüyor ama işin komiği planlı hareket edince dert olmaktan çıkıyor.
-
geçen yaz ilk defa uzun yola çıktığımda aklımda bin soru vardı. 300 km'lik yolda iki kere şarj molası verdim ama o anki stresten sonra aslında insanın kafasında büyüttüğü bir şey olduğunu gördüm. tabii herkesin güzergahı ve araç menzili farklı, ona göre plan yapınca dert olmaktan çıkıyor.
-
ben ilk aldığımda abim hep 'sıkışırsan ben çekicimi yollarım' diyordu. wallbox'ı taktırdıktan sonra anladım ki evden her gün dolu çıkınca menzil anlamsızlaşıyor. bence gerçekten kafada biten bir iş: şarj ağını bilince ve doluluk oranını takip edince hiçbir şey kalmıyor. asıl dert çekenler uzun yolda uygun şarj istasyonu bulamayanlar
bakınız evde şarj avantajı.
-
Zaman zamaan evet.
-
ilk zamanlar herkesin dilinde olan o meşhur menzil kaygısı, aslında şarj altyapısı oturdukça azalıyor. ben de iki yıldır togg kullanıyorum, tüketimimi excel'de takip ediyorum, neyin ne olduğunu rakamlarla görmek insanı rahatlatıyor.
-
ilk aldığımda ben de çok korkuyordum ama şarj ağının durumu izmir'de bile sıkıntı olunca insan ister istemez düşünüyor.
-
istatistiksel olarak bakınca insanın günlük hayatının yüzde doksanını kaplayan yolculuğu bir model 3'ün menzili rahat kurtarıyor ama yine de bir ankaraya gideceğim zaman için için bir tedirginlik oluyor. yine de işin espirisi, benzinli arabada da o mesafeyi yapana kadar nefes almadan gidemiyorduk.
-
tesla model 3’ü alalı iki sene oldu. başta herkes dedi 'valla evde şarz işi zor, yolda kalırsın.' şimdi o aynı arkadaşlara gülüyorum. menzil kaygısı dedikleri şey, istanbul gibi sert tepeleri ya da erzurum gibi kışı olmayan yerde sadece kafamızda yarattığımız bi efsane. elbette bir sabah kalkar ve üzerinde bar olmadığını görürsen kaygılanabilirsin. ama planlı hareket ediyoruz, biri denize atlamaktı kast, gerçekten? tek sorun otoyola çıkınca şarz istasyonunda beklemek başlı mesele. onun da istatistikleri ve triglerle dolu reddit entryleri var. meraklı değilsen söz vermiyor, kabul. benim gürültücü bir ekmedik araba dışı mutluluğumdan ödünü veririm.
(bkz:
menzil anksiyetesi gercek degil)