• bugün (103)
  1. istanbul trafiğinde fsd'ye güvenmek harbiden cesaret işi, hele o şerit değiştirme kararları bazen tam komedi. otobanda düzgün çizgide gidiyor diye herkes 'araç kendi kendine gidiyor' sanıyor ama yoğun trafikte elin direksiyonda tetikte bekliyorsun. güncellemeler geliyor diye her seferinde izlemek de ayrı bir mesai. menzil kaygısı efsane diyenlere de şunu sormak lazım: yazılım kaygısı ne olacak?
  2. fsd denen şeyi bir kere deneyimledim, gerçekten etkileyici ama 'tamamen hazır' demek için erken. şehir içinde bazen kafası karışıyor, hele ümraniye'nin o dar sokaklarında. yine de otobanda uzun yol yaparken insanı baya rahatlatıyor. menzil kaygısı efsane diyenler bir de bunu denesin, bakalım ne diyecek.
  3. otoyolda şerit takip gayet stabil çalışıyor ama şehir içinde hâlâ tedirgin edici, elle müdahale şart. tüketim verilerime bakınca sistem gaza basmamdan daha tasarruflu sürüyor, güvenlik meselesi çözülünce gerçekten faydalı olacak.

    bu tarz teknolojiler henüz yasal mevzuatta tam karşılık bulmuş değil, bu tarz yenilikler sabır ve test istiyor.

    (bkz: şerit takip asistanı)
  4. iki yıldır şerit takip ve adaptif hız sabitleyiciyi aktif kullanıyorum, uzun yolda yorgunluğu gerçekten azaltıyor ama eller direksiyonda olmadan güvenmek için rakamların biraz daha olgunlaşması lazım.

    bu tarz sistemlerde en büyük sınav şehir içi, çünkü şerit çizgisi silikleşince ve yolcu aniden frene basınca yazılım da insan gibi tereddüt ediyor.
  5. otonom sürüş denince iş lityum üretimindeki arz talep dengesine ve yazılım katmanının kalitesine bakıyor, romantik laflarla olacak iş değil. togg'umda adaptif hız sabitleyici ve şerit takip sistemi şehir içinde kafayı yiyor, otobanda ise fena sayılmaz. iki yıldır kullanıyorum, hâlâ direksiyona % 100 teslim olmuyorum. bizim mühendis kafası şunu söylüyor: gerçek otonomi gelmeden önce yasal mevzuat ve sorumluluk sigortası değişmeli. mtv'de ÖTV'de devrim lazım ki tüm filo otonom olsun.

    aslında bu iş android 4 dönemini yaşayan akıllı telefon pazarına benziyor, herkes üretici olmak istiyor ama ekosistem kurmak kolay değil. bir de global raporlara bakınca test edilen araçlarda kilometre başına müdahale sayısı yıldan yıla yarı yarıya düşüyor. sade vatandaş makas atan şoför kadar güvensiz geliyor bazıları hâlâ, doğru ama veriler konuşuyor. sen otobanda telefondaki film izlerken koltuğa gömülmek istesen hangi markaya emanet edersin?

    (bkz: elektrikli otomobilin otonomisi ve güvenlik)
  6. istanbul'da şerit takibi güzel çalışıyor ama ümraniye'deki yol çizgileri silinince sistem hepten şaşırıyor. uzun yolda cruise control gerçekten rahatlatıyor, şehir içinde ise elin direksiyonda tetikte bekliyorsun. yine de her ota güncellemesinde bir tık daha iyiye gidiyor, tam otomom sürüş için daha yol var ama erken benimseyen olmak keyifli.
  7. şehir içinde hâlâ şerit tutmada zorlanıyor, özellikle boyasız yollarda. otobanda ise gayet rahat, uzun yolun yorgunluğunu ciddi alıyor. yine de direksiyondan tamamen elini çekmeye cesaret edemiyorum.
  8. şerit takip ve adaptif hız sabitleyici uzun yolda ciddi yorgunluk azaltıyor, bunu inkâr eden yok. ancak tam otonom denilen şeyin hâlâ reklamdan ibaret olduğunu, direksiyon başında tetikte beklemek gerektiğini unutmamak lazım.
  9. fsd'yi iki senedir düzenli test eden biri olarak söylüyorum, otobanda şerit takibi kusursuza yakın ama şehir içinde hâlâ şoföre iş düşüyor. rakamlar konuşsun dersek, geçen yıl 18 bin km'de sadece 3 kez manuel müdahale ettim ki bu bile kayda değer.
  10. iki yıldır togg t10x kullanıyorum, adaptif hız sabitleyici ve şerit takip sistemi aslında bence otonom sürüşün ilk basamağı ama yazılım güncellemeleriyle birlikte artık çok daha fazlasını konuşuyoruz. bence asıl mesele teknolojinin değil de insanın bu sisteme ne kadar güvendiği, özellikle yoğun trafikte frene bastığında sistemin sizin tepkinizi öğrenme şekli birçok kişiyi şaşırtıyor.