• bugün (100)
  1. iki yıldır togg ile uzun yol yapıyorum ve açıkçası ilk başlardaki o 'acaba yolda kalır mıyım' korkum yerini artık planlı bir sürüş anlayışına bıraktı. dizel sedanımdan sonra elektrikliye geçmek başta bana da garip gelmişti ama kullandıkça alışıyorsun. mesela artık ankaradan istanbula çıkmadan önce şarj noktalarını haritada işaretliyorum, hangi otoparkta hızlı şarj var, hangi molahanede boş soket bulunur diye not alıyorum.

    itiraf edeyim ki togg'un kendi navigasyonuyla plan yapmak pek keyif vermiyor, uygulama bazen güncel olmayan doluluk verisi gösteriyor. ama rakamlarla telefondaki uygulamayı karşılaştırınca bir yolunu buluyorsun. söylemek istediğim şu: bu iş biraz mühendislik işi oldu. tüketimi excel'de takip ediyorum, hız sabitleyiciyi açıp 110-115 arası gidince menzil gayet makul kalıyor. tabii ki yerli üretim olması ayrı bir gurur kaynağı ama ben marka fanatiği değilim; burası eksikse eksiktir demek lazım. herkesin ilk uzun yol heyecanını anlıyorum, fakat bence şarj ağına güvenmeyi öğrenip acele etmeden, planlı gitmek en iyisi.
  2. istanbul'dan antalya'ya birkaç kez gittim, benim gözlemim şarj ıstasyonu parsellenmede anadolu tarafında yokluktan çok düzensizlik var. tesla'nın kendi istasyonları güzel de, diğer markaların uygulamaları birbirinden ayarsız; biri çalışmayan cihazı "müsait" gösteriyor, sinir bozucu. otopilot uzun yolda nispeten güvenli ama insana "her şeyi ben hallediyorum" yalanını satması biraz komik açıkçası.

    asıl efsane "menzil kaygısı"; kötü bir güzergahta köy tipi istasyon bulursun, 20 dk'da bir uyanık çıkar beni de ağlatan oldu. tabi şu da var: navigasyonla planlarsan güzergah üzerindeki en hızlı 150 kwh cihazları gayet güzel hesabına giriyor, mesela ben ısparta'da tam bir 22 dakika kahve içerek doldurdum. teknolojiye eleştiri de tıkanınca gelir; sistem tam işlemezse kurcalanmaz diyemem bu kullanıcı kitlesi erken benimseyen takımdan geliyor.