bagaj hacmi deyince benim kişisel takıntım var, iki yıldır togg t10x kullanıyorum, ondan önce dizel bir sedanım vardı. sedanın derin bagajına alışkınken suv bagajına geçince şaşırdım, her şey dikine yerleşiyor, bir de eşik yüksekliği var mı, belim fena çekiliyor yük taşırken. firma verilerine bakıyorsun, litre civarları büyük yazıyor ama ben excel'imde gerçek ölçüleri de giriyorum, rakamlar bazen yalan söylüyor.
pratiklik olarak benim için asıl mesele, arka koltuklar yatınca düz bir zemin oluşması. t10x'te o düzlük iyi ama benim bebek arabasını koyarken, daracık bagaj açıklığı yüzünden zorlanıyorum. yani hacim büyük olabilir, ama ağzı darsa arabaya her şeyi sokamıyorsun. netice: alırken o 'litre' rakdıbına değil, cebindeki bavula göre test et, gerisi hikaye. yerli üretime desteğim tam da beni bağışlasın, üç kere araca git, bagajı ölç, öyle karar ver.
otonom sürüş deniyoruz hâlâ bayılıyoruz, ama asıl önemli şey bagaj pratikliği. bir kere şarj kablosunu, şişe suyunu, çocuk arabasını koymak istiyorsun; kapalı kapak sana o kadar bakarken otele değil de sanayiye çekiyorsun. mühendisler tasarım yaparken 'bagaja iki kasa su koyacaksın' onu da düşündüler mi, merak ediyorum gerçekten.
elektrikli araçlarda ön bagajın yeri geldiğinde kurtarıcı olduğunu hep duyarız ama yeni sedanların çoğunda o mini yaşam alanı benim telefonumdan daha dar yer kaplıyor. hadi onu geç, arka koltuk yatırma mekanizması herkeste çalışsa keşke; bizde sanki o kola hep zıt yönden çekiyorsun gibi. her şeyi şutluyorum demiyorum ama pratikliği pazarda test ettim, pazarcı bile senden benden hızlı çözüyor işi.