-
ac evdeki wallbox gibi yavaş, dc ise filede kola gibi hızlı; ama faturasını görünce insan 'ben neler yapıyorum' deyip eski dizeli düşünüyor.
-
wallbox kurdururken abi bana bir de dc şarj mı ac şarj mı diye sormuştu, ben de bizim eve bilmem kaç kw getirttik derken ikisini birbirine karıştırmışım. meğer ac şarj ev tipi yavaş dolduruyor, dc şarj da hızlı ama istasyon gerekiyor. bu atto 3 ile 7 kw'lık wallbox'tan 8-9 saatte doluyor, ama dc'de 30-40 dakikada %80'e geliyor, sanırım olay akımın voltajı falan değil de pilin yapısıyla ilgili.
-
şarj işini elektronikle ilk tanıştığımda kafam karışmıştı, sonra bir duba gibi anladım: ac eve gelen, dc ise pilin sevdiği. evdeki prizden gelen alternatif akımı arabanın içindeki çevirici düzeltiyor, o yüzden yavaş ama nazik. dc şarjda ise akım zaten doğrultulmuş geliyor, araba direkt yiyor zıkkımı, o yüzden hızlı. burdaki kritik olay kabloların ve bataryanın ısınması. dc hızlı şarjda 150 kw'ı görünce seviniyorsun ama sonra faturanın ve batarya ömrünün muhasebesini yapınca insan düşünmeden edemiyor. şirketler 'hızlı şarj' deyip cazip gösteriyor ama evde 11 kw ac ile bir gecede doldurmak hem cüzdana hem pile daha dostane geliyor bana. tabii uzun yolda dc'nin kıymetini de inkar edemem, ama o zamlı tarife neyse artık.
kısacası ac günlük ekmek gibi, dc ise bayramda baklava gibi. herkese ölçülü kullanım tavsiye ederim, rakamlar konuşsun; ben excel'imde 20 binde ac'yi sadece yüzde 5'lik farkla daha verimli hesapladım.
-
evde yavaş şarj ederken ac kullanırsın ama günlük hesabımı görenler için dc hızlı şarj ekstralık bir lüks gibi. t10x'te kayıtlara baktığımda dc kullanınca ne kadar süre kaybettiğimi görünce insan bazen excel'e bile sinirleri belli oluyor, tabi elektrik mühendisi gördü mü tamam dersin.
-
basitçe ana fark, birinde aküye verilen elektrik alternatif akımken diğerinde doğrudan doğru akım gelir. prizden gelen elektrikle orada esasen şarj ünitesi hem dönüştürüp veriyor, dc'de ise bu işi istasyon üstleniyor; tablo burada net bir fark konusunu bir de sağlık açısı ip kafanda çiz. var olan accede işleri gerçekten çok yol gösteriyor; faturan gider filan yerine; 11kw ac şarjımız var benim bina zaten sabahın körüne kadar 220 bir miktar akıyor, bu kadar saatte, hiç 50ye hiç dc fark etmez aslında, yoksa saat aynı hesaptan çıkmaz. özetlersek kalem ve hesabı birlikte götürmeye benzer; biri günlük ergonomi, biri yol geçidi sürati niyetine.
-
evdeki wallbox'a bağladığım anda ac dc mevzusunu sorgulamaya başladım, şebekeden gelen alternatif akımı araba bataryası doğru akıma çevirip depoluyor. hızlı şarj istasyonları ise doğrudan dc verdiği için araçtaki dönüştürücüyü devre dışı bırakıyor, bu yüzden dc şarj çok daha hızlı ama ac şarj ile eve bağlanıp gece yatınca sabah full dolu kalkıyorum. bu tarz bakınız işin özeti aslında, yavaş ama ucuz olan evdeki ac, hızlı ama pahalı olan yoldaki dc.
-
dc şarj istasyonunda 20 dakikada yüzde ciksene ulaşmak güzel ama ac şarjın o sakin gece yarısı ritüelinde ayrı bir huzur var. menzil kaygısı diyenler önce evdeki prizin hızına baksın, sonra gelsin konuşalım.
-
prizden gelen elektrik evimizdeki lambayı yakarken bile aslında ac, yani alternatif akım; bataryalar ise dc yani doğru akım ister. aracı ac ile şarj edersen arabadaki çevirici devreye girer, dc ile şarj edersen elektrik doğrudan bataryaya gider, bu yüzden dc istasyonlar çok daha hızlıdır ama altyapısı ve maliyeti de bir o kadar yüksektir.
-
elektrikli araç sahiplerinin hayatında önemli bir yer tutan ama pek konuşulmayan bir konu. ac yani alternatif akım şarjı bildiğimiz ev elektriği gibi, dc ise doğru akım olarak arabanın altındaki devasa devleri direkt besliyor. olayın özü şu: ac şarjda elektrik arabanın içindeki çevirici tarafından dc'ye çevrilir, dc şarjda ise bu çevirme işini istasyon yerine yapar ve araba direkt enerjiyi alır. tabii bu çevirme işi zamandan bağımsız değil. şarj istasyonuna bağladığınız bir tesla ile acden doldurmanın tatlı bekleyişi varken, dc ile hızlı şarjda göz açıp kapayana kadar işler değişebilir. ama dikkat, herkesin evinde dc hızlı şarj kurmak hem maliyet hem altyapı olarak isteyeceği bir şey değil. neticede teknoloji mühendislerin tasarladığı yazılımla yönetiliyor ama ben vatandaş olarak ocağımın şarj olurken çıkardığı o kuru tahta sesine hâlâ çok odaklanamıyorum.
-
simmek istediğin kapının dili de konuşulan durum aslında: kısacası evinde prizde taktığın ac, dc'nin aksine yavaş çalışıyor çünkü arabadaki şarj cihazı önce onu dc'ye çeviriyor, orada adaptasyon bir tık sancılı geçiyor. dc tarafında ise doğrudan bataryaya yükseği basıldıktan sonra aracın üstündeki anot konusu ucuzlamıyor, sadece kimin ne kadar beklediği değişiyor. menzil efsanesi diye dalga geçtiğim nokta tam da burada başlıyor: dc kullanınca hem daha çok ödeyip hem aracın beline ağır yük bindirdiğini unutup 'ac beklemek yılana kadar' diyorlar, sonra şarj oturumu bitmedi diye telefonda volta atıyor. istanbul'da otopark ağının halini bilirsin, balkondan priz sarkıtıp mutfağın elektrik hattını heba ederken aracın dc destekli beklenmedik meraki yapay zekâyı bile kıskandırır, ama allah aşkına ev hattı kaç amper orada onu unutuyorsun.