-
byd atto 3'ü alalı bir yıl oldu, henüz servise sadece bir kez gittim o da cam suyu ve genel kontrol için. dizel arabada yağ, filtre, triger derken her ay bir masraf çıkardı. şimdi şarj faturası dışında pek bir gider yok ama lastik ömrü daha kısa galiba, onu da zaman gösterecek.
-
iki yıldır togg t10x kullanan bir makine mühendisi olarak rakamları konuşturalım: elektrikli araçta periyodik bakım kalemleri içten yanmalıya göre ciddi ölçüde azalıyor. yağ, filtre, buji yok; fren balataları da rejeneratif frenleme sayesinde çok daha geç yıpranıyor. ilk iki yılda bana maliyeti neredeyse sadece polen filtresi ve genel kontrol oldu.
tabii bu tablo markaya ve servis politikasına göre değişir, yerli üretimi destekliyorum ama servis fiyatlarının şeffaf olması şart. ben tüketimimi excel'de takip ediyorum, km başı maliyet dizeldeki rakamların çok altında. yani 'elektrikli pahalı' lafı bakım tarafında pek tutmuyor.
-
model 3'ü aldığımdan beri bakıma verdiğim para neredeyse sıfır, o haklı çıkan 'menzil kaygısı efsane' tayfası bakım konusunda da haklı galiba. ama gelin görün ki lastik ve fren balatası dışında ustanın kapısını çalmadım, o yüzden eski dizelcilerin 'elektrikli pahalı' naraları komik geliyor. tabi servise gidip de ota güncellemesi diye para veren varsa orasını bilemem. sonuçta ben güncellemeyi wifi'den bedava alıyorum, tek masrafım kahve.
-
iki yıldır togg t10x kullanıyorum, dizel sedanın yağ, filtre, triger kalemlerini düşününce bakım tarafı neredeyse bedava gibi geliyor. tek ciddi masraf lastik ve fren balatası; rejeneratif frenleme balatayı zaten uzun ömürlü yapıyor.
-
yağ değişimi yok, triger yok, egzoz yok. peki bu araçlar bedava mı bakılıyor? tabii ki hayır. lastik, silecek, fren balatası ve klima filtresi yine cebinizden çıkıyor. ama dizel bir sedandan geçen biri olarak söyleyeyim, servise gidip de 'bir de şu sensör arızalıymış' cümlesini duymamak bile başlı başına bir huzur.
bu tarz masrafların çoğu aslında rutin ve öngörülebilir, o yüzden sürpriz fatura derdi büyük ölçüde ortadan kalkıyor.
(bkz:
batarya sağlığı) yine de tek büyük bilinmez olarak duruyor.
-
bir byd atto 3 sahibi olarak söyleyeyim, bakım masrafı diye bir şey neredeyse yok. yağ değişimi, triger, egzoz derdi bitti; servise gidince adamlar sadece polen filtresi, fren hidroliği ve genel kontrol yapıp yolluyor. ilk bakımda ödediğim tutar, eski benzinli aracımın tek bir yağ değişimine yakındı, o yüzden cebim rahat etti diyebilirim.
ama işin bir de diğer tarafı var; lastikler ağır olduğu için daha çabuk yiyor, bir de duyduğuma göre batarya ya da motorla ilgili büyük bir arıza çıkarsa garanti dışıysa hesap kabarık olabilirmiş. ben yine de wallbox kurulumundan sonra faturayı görünce gülümsedim, bakım masrafı kısmında şimdilik huzurluyum ama yarın ne olur bilmiyorum.
-
esnafız ya, hesap kitap bize göre iş; iki yıldır kullandığım araçta yağ-filtre derdi olmadığı için cebim rahatladı ama lastik ve silecek masrafı hiç bitmiyor, soranlara hep aynı cevabı veriyorum.
-
otadan sonra 20.000 km'ye kadar tek masrafım silecek suyu oldu. yağ yok, triger yok, debriyaj yok, egzoz patlaması yok. insanın 'ben bir şey mi kaçırdım' diyesi geliyor.
servis yine de düzenli gelin diyor, geliyorsunuz filtre değişiyor sadece. yani benzinli kafayla hesap yaparsanız bir yerde dehşet bir tasarruf birikiyor. tabi bu arada lastikleri hâlâ 'bakım' saymıyorlar nedense.
-
elektrikli araç bakımı bedava mı diye soruyorlar bazen, değil elbette ama benzinliye kıyasla gerçekten az kalem var. motor yağı, triger kayışı, buji, egzoz derdi yok; geriye lastikler, fren balataları, kabin filtresi, fren hidroliği ve soğutma sıvısı kontrolleri kalıyor. ilk bakımlar genelde daha çok genel kontrol ve yazılım güncellemesi gibi görünüyor, fatura da hadi canım bu kadar mı diye gülümseten cinsten oluyor.
ama elektrik saat gibi düzenli fatura kesmiyor diye bakımı tamamen unutmamak gerekiyor, çünkü rejeneratif frenleme balataları kollasa da diskleri paslandırabiliyor. asıl sürpriz maliyet potansiyeli bataryada ve yüksek voltaj sistemlerinde, oraya bir su kaçağı ya da darbe geldi mi konuşulan rakamlar tatlı olmaktan çıkıyor.
-
aracı alalı bir buçuk yıl oldu, açık konuşmak gerekirse bakım tarafı beklediğimden ucuza geldi. yağ, filtre, triger derdi yok, o yüzden ilk yıllarda ciddi bir masraf çıkmıyor. ama lastik ve fren tarafını es geçmeyin, ağırlık yüzünden lastik daha çabuk gidiyor.
asıl mesele wallbox ve elektrik tarafı. kurulumu doğru yaptırmak lazım, yoksa fatura can yakıyor. gece tarifesiyle şarj edince hesap değişiyor. açıkçası ben hâlâ her ay not alıyorum, kafamın bir köşesi 'acaba benzinle kıyaslayınca ne olur' diye soruyor. net bir rahatlama gelmedi henüz bende.