• bugün (107)
  1. benzinli arabada ışık yanınca daha elli kilometre gider bu diye rahat takılan yurdum insanını, batarya yüzde yirminin altına düşünce soğuk terler içinde bırakan modern çağ hastalığı.
  2. arabanın şarjı yüzde onun altına düşünce yaşanan o soğuk terleme hissi, genelde kışın kaloriferi kapatmak suretiyle tedavi edilmeye çalışılan modern çağın fakirlik belirtisi sanrısıdır.
  3. benzinli araç sahiplerinin elektrikliye geçmemek için sarıldığı, sanki her gün durmaksızın kars'a gidiyormuş gibi davrandıkları psikolojik bariyer. yahu senin altındaki araba 1000 km gitse ne olur, biyolojik menzilin maksimum 300 kilometre, çişin gelince durup şarj edeceksin işte.

    bunun yüzünden araba almayanlar genelde evden işe, işten eve giden tipler. senede bir kere tatile giderken harcayacakları 20 dakikayı hayat memat meselesi yapıyorlar, asıl korkmaları gereken şey şarjın bitmesi değil şarj istasyonunda beklerken harcayacakları kahve parası.
  4. aslında bataryanın değil, tamamen kullanıcının psikolojisinin bittiği andır. altındaki alet tek şarjla şehirler arası yol yapabilecekken sırf ibre yüzde 20'ye düştü diye klimayı kapatıp montla titreyerek süren tipleri yaratmıştır. modern zamanların benzin ışığı travmasıdır kısaca.
  5. uzun yola çıkarken yaşanan o meşhur panik atak nöbetlerinin havalı adı olup, insana otoyolun ortasında klima kapatmak gibi saçma önlemler aldıran ve her şarj istasyonunu çölde bulduğu vaha zannettiren modern çağ hastalığıdır.
  6. şarj göstergesi tek haneye düşünce klimayı kapatıp hayatı sorgulatan modern çağ çilesi. sessiz sakin giderken bir anda içe dolan o yolda kalır mıyım korkusunun havalı adıdır.
  7. aslında tamamen psikolojik bir harp olan durum. benzinli arabada ibre kırmızıya dayanınca daha 50 km gider bu diye gaza basan adam, elektrikli araçta şarj %20'ye düşünce vasiyetini yazmaya başlıyor. tedavisi bagajda seyyar jeneratör taşımak olabilir.
    (bkz: şarj istasyonunda sıra beklerken yaşlanmak)
  8. elektrikli araba sahibinin modern çağ vebasıdır. şehir içinde kralsındır ama uzun yola çıkınca klimayı açmaya elin gitmez, gözün sürekli düşen yüzde göstergesine takılır. sırf bu stres yüzünden saçları dökülen tanıdıklarım var.