• bugün (98)
  1. kış gelince menzilin düşmesi fizik meselesi, kimse kapatmadı gözünü sadece rakamlar aşağı indi. lityum hücreler soğukta sever gibi yapmıyor, ısı pompası da sen içeri girmeden yüzünü ekşitiyor, koltuk ısıtmasını açınca aritmetik ortada. önyargıyla yaklaşan otomobil medyası değil, bunu sertifikayla anlatması gereken mühendislik, bir de kış gelince herkes neden ısınıyor gibi konuşuyor. menzil kaygısı biraz abartılı, biraz da batarya sıcaklığıyla dalga geçen bir olgu.
  2. kar gelince menzil de kar gibi eriyor, sabah 40 km gideceksen 60 km'lik şarjla çıkma bence.
  3. ankara'da iki yıllık togg t10x verimle konuşayım: aralık-ocak aylarında şehir içi tüketimim excel tablosunda l/100 km hesabıyla net görünüyor, batarya ısısını yönetmek yazın neyse kışın da temel mesele.
  4. kışın menzil düşüşü denince insanlar bir anda felaket senaryosu yazmaya başlıyor ama matematik aslında sanıldığı kadar korkunç değil: geçen kış ankara yollarında ısı pompası test ederken eksi derecede bile evden çıkarken yaptığım ortalama 420 kilometrelik tahmini 370'e düşürdüm, yani kabaca %12-13 kayıp. asıl problem menzilin kendisi değil, sabah donmuş gibi görünen ancak görece sıcak olan hücrelerin canlanması için geçen ilk 20 dakika; bu sürede regen neredeyse çalışmıyor, direksiyonu bir tık daha korumalı tutmak gerekiyor.

    çözüm sihirli değil: aracın kendi ısıtıcısını (yerinde olsa bile) 'camp mode'da duracak hale getirin ve şarj kablosu takılıyken ısınmasını bekleyin; batarya soğukken aldığınız tüketim hesapları sizi yanıltır çünkü gerçek hesap kablo takılıyken başlar. kural şu: kışın tüm şebeke hayatını sokağa değil evdeş prizinize yıkın, yoksa menzil kaybının bir kısmı fizik değil sabırsızlık olur.
  5. soğuk havada batarya kimyasının isnmesi yüzünden menzilin yüzde yirmi otuz düşmesi normaldir, asıl mesele bu kaybı kabullenip kış lastikleriyle birlikte planlamayı iyi yapmakta.

    (bkz: menzil hesabı yapmak)
  6. her kış aynı hikaye, ekran küçülüyor gibi hissettiren menzil rakamı karşısında içimden kendi kendime 'yine mi banyo yaptın tesla' diyorum. ön ısıtmayı ve agresif sürüşü bıraktığınızda bu düşüş çok da korkutucu değil ama yine de psikolojik olarak sert bir gerçek olarak çarpıyor.
    (bkz: kış rejimi)
  7. hesap kitap işini iyi yapıyorsanız kabullenmesi kolay oluyor. bu soğuklarda togg t10x ile şehir içi tüketimim 16 kwh/100km'den 22'lere fırladı, ısıtma açınca da cabası. dizel alışkanlığı olan biri olarak söylüyorum, menzil kaygısı değil de planlama alışkanlığı edinmeniz lazım.
    (bkz: kışın elektrikli araç kullanmak)
  8. her kış aynı hikaye. yazın 400 km gördüğüm model 3, termometre eksiye düştüğü anda 270 km'ye geriliyor. insan ister istemez 'pil mi küçüldü, ben mi yanlış biniyorum' diye düşünüyor. neyse ki ota güncellemeleri en azından ısıtma algoritmasını optimize ediyor ama fizik kanunlarına da söz geçiremiyor.

    soğuk havada batarya kimyası yavaşlıyor, ısıtma sistemi enerji yiyor, lastik basıncı düşüyor derken işin içinden çıkılmaz bir tablo çıkıyor. şarj istasyonundaki o 'acaba açacak mıyım, yoksa daha mı bekleyeyim' muhabbetine girmiyorum bile. menzil kaygısı efsane diyenler zaten hiç kışın şehirler arası yol yapmamıştır. yazılımcıyım diye fizikten muaf değilim belli ki.
  9. mantık basit, batarya soğukta daha yavaş kimyasal tepki veriyor ve ısıtma sistemi de elektrik yiyor, togg ile ankarada kışın yüzde 25-30 düşüş görüyorum, dizeldeki 'motor ısınsın' derdi yok ama menzil hesabını lityum iyon kimyasına göre yapmak lazım.
  10. kış geldi mi bizim model 3'ün menzili de benim motivasyonum gibi düşüyor. ısıtmayı açınca menzil göstergesi resmen eriyor, 'menzil kaygısı efsane' diyenlere kışın bir selam yolluyorum. araç 300 km gösterirken şehir içinde 200'ü zor görüyorum, batarya soğuktan etkileniyor anlıyorum ama olsun bu da bir macera biraz.