-
elektrikli araca geçtikten sonra egzoz sesi olmasa bile hızlanma bağımlılığı ayrı bir şey. ben togg'la ilk hafta her kavşakta kendimi gazlamışım, sonra excel'e bakınca fark ettim. 0-100'ü 7 saniyenin altında bir araba günlük kullanımda herşeyi anında yapıyor. dizelde akan trafikte gaza bastığında
vites düşür bekle devir yükselt derken şimdi düşünmeden dokunuyorsun. ama bu iş bağımlılık yapıyor, normal yolda bile sürekli bir sürüş modu değiştiriyorum. yalnız bu merak menzili saniyeler içinde düşürüyor; optimist bir hesapla gidersen eğer memleketin yolunu şarj skayesinde yarılıyorsun.
togg#039 u seviyorum, rakamlar bana kalsın.
pil sıcaklığı uyarısı yemek istemiyorum. yerli üretim mi şart, yoksa sadece şu anki benim sürüşüm ölçüsüz mü, ekscele bakacağım.
performans modu şarjı nasıl etkiler bu arada kafa yoruyorum.
-
iki yıldır togg t10x kullanıyorum, ondan önce dizel bir passat vardı. şimdi geçtim elektriklive, o anlık tork bağımlılık yapıyor itiraf ediyorum. ışıklarda kalkışta benzinliye fark atmak tatlı bir his olsa da menzile yansıyınca excel tablomda üzülüyorum. mesela gaz pedalına biraz yüklenince tüketim 25 kwh/100km'ye çıkıyor, normal kullanımda 19'larda kalıyor. performans seven adam evde şarj ediyorsa cebi yanmaz ama ben otoyolda şarj istasyonuna bağımlı kalmak istemiyorum. yani işin aslı: hızlanma keyifli ama her gazlayışın bir bedeli var.
(bkz:
spor modda kalkış deneyimi)
-
atto 3'ü ilk kullanışımda gaz bastım resmen uçtum, o anlık tork bağımlılık yapacak cinsten. ama faturanın kabarmasını istemiyorsanız eko modda kalıp yavaş gitmeyi öğrenmeniz lazım, ben hala öğrenemedim.
-
atto 3'üm var, gazda dip yapınca insanın içi bi hoş oluyor ama şarj istasyonuna yanaşınca aklıma wallbox faturası geliyor.
-
model 3 sahibi bir yazılımcı olarak şunu itiraf edeyim: o anlık gaz tepkisi insanı gerçekten bir yerlere bağlıyor, farkındayım. her trafik ışığında start yapıp geri bildirim de aldıkça vazgeçilmez bir alışkanlığa dönüşüyor. ama işin ironik tarafı şu: lansman modu gibi şeyler batarya menzilini hatırı sayılır ölçüde düşürüyor, hani 'menzil kaygısı efsane' derler ya, yeniden üstüne gidelim.
ankara'ya uzun yolda giderken hızlı kalkış yapınca şarj istasyonu konumlarını yeniden planlamak zorunda kalmak pek keyifli değil. o halde bağımlılık seviyesini biraz düşürmek şart, yoksa performans tutkusu teknolojiye olan hayranlığımı arkadan bıçaklayabilir.
-
t10x'in anlık torku günlük kullanımda yetiyor da ekonomideyken yavaş gelmeye başlıyor. sanırım excel'de ekstra bir sütun açıp şehir içi agresif kullanımı da takip edicem > gaza alışmak < .
-
model 3 sahibi olarak demansla gelen d4 gaza basana hissettiğim an 'arabayı nerede test etsem dramatik anlam ters takla son s.l.a.m.c.' havası insanı ister istemez her yeşil ışıkta kolon çıkartma duasına döndürüyor. ama iz canını bayrak da değil; adrenalin kel sinir uyuşturuyor mu sorarsanız jant içindeki altı piston kaliper kışın bir yastık kadar rahat değil. yedi yokuştakilere otomobil mobes yürüten dağa bindim ben mi?
-
elektrikli araba alanların belasıdır bu. bir kere o anlık torku tadarsan gerisi prehistorik kalıyor. 'dur lan benzinli ne kadar geç çıkıyor' diyorsun. gaz pedalına dokunmak yetiyor; 0-100 3 saniye falan derken vücut arkada gidiyor ruh arkada kalıyor. bağımlılık yapıyor, kesinlikle. kendini kırmızı ışıkta durup yeşilde kaçarken buluyorsun. ama dikkat, ehliyet puanın tehlikede.
-
ama zaten bir kere o cole yetkisini hissettin mi, sonra entry'lere bakıyorsun psikolojik raporlar yazılıyor. normal arabada vites değiştirirken aradaki o boşluğu kaybetmişsin, şimdi bastın mı gitme anı sendromu almış başını gidiyor.
halbuki kimse anlamıyor trafik ışığında saniyede 0-60 hızlanmak yerine, çocuğu çarpmamak için o regen fren ayarını ayarlamanın zevki başka. bağımlılığına saygım sonsuz, ama yavaş gitmenin keyfini de bir gün hatırlayın.