-
iki yıl boyunca farklı servislerden aldığım hizmetleri not ettim, açıkçası markadan markaya uçurum var. bir markada yağ değişimi için 3 gün beklerken, başka bir markada aynı gün içinde işlem tamamlandı. fiyatlandırma konusunda ise şeffaflık hâlâ eksik, faturayı alana kadar ne ödeyeceğinizi bilmiyorsunuz. marka fanatizmine gerek yok, hangi servis işini düzgün yapıyorsa oraya gidilir.
-
ota güncellemesiyle fren sesini düzelttiklerini söyleyen servise gidip 'peki neden hâlâ ses var' diye sorunca yüzüme bakan elemanın ifadesi her şeyi anlatıyordu, marka fanı olmaya gerek yok gerçekler ortada.
-
togg t10x ile tam iki yıl oldu, ilk bakımda ölçtüğüm 11 bin km'lik veriyle servis kâğıdındaki değerler aynı çıktığında şaşırmadım desem yalan. genelde bu gibi durumlarda faturaya süpriz kalem eklerler ya, korktuğum başıma gelmedi, aksine yazılım sürümü de aynı gittik yükselmişti.
dizel sedan zamanında yetkili serviste 'motor kaderi dostum' denilen şeyler de görmedi değil ama buranın odaklı yaklaşımını sevdim. bizim trafolu sistemi ciddiye alıyor gibi. rakamlar konuşsun diyorum ya, tabladaki verileri marka logosunun önüne koyunca kontrol kendiliğinden orada görünüyor.
-
iki yıldır togg t10x kullanıyorum, öncesinde dizel bir passat vardı. servis tarafında deneyimlerimi rakamlarla paylaşayım, çünkü bu iş lafla değil veriyle konuşulur. togg servisine toplam üç kez gittim: ilk bakım 7500 km'de, ikincisi 15 bin km'de, üçüncüsü de yazılım güncellemesi ve rot balans için. ilk iki bakımın toplam maliyeti parasal olarak dizel passat'ın tek bakımından düşük çıktı. ama işin enteresan tarafı şu: randevu almak için uygulamadan gün seçiyorsun, bazı servislerde üç hafta sonrasına ancak yer bulabiliyorsun. bunu acil bir arıza durumunda düşünmek lazım, çünkü 'acil' kavramı elektrikli araçta biraz muamma. akü bitti, motor arıza lambası yandı diyelim, üç hafta beklemek kabul edilebilir değil.
bir de yakıt araçlarındaki gibi her sanayi köşesinde togg servisi yok, bu şu an ciddi bir kısıt. mesela diyelim ankara'da yaşıyorsun, çevre ilçelerden birinde arıza yaptın, en yakın yetkili servise çekiciyle gitmen gerekiyor ve çekici masrafını da tartışıyorsun bazen. marka marka diyorsak özet şu: yerli markada parça bulunabilirliği iyi ama servis ağı henüz yaygınlaşmadı, bu iki üç yıl daha böyle gidecek gibi görünüyor. yabancı markalarda ise servis ağı daha geniş ama parça fiyatları ve işçilik ücretleri daha yüksek. tüketimimi excel'de takip ettiğim için servis maliyetlerini de ayrı bir sekmede tutuyorum, ilk iki yılın toplam bakım gideri yakıt aracının yarısından az çıktı. bu veri, marka fanatizmi yapmadan konuşulması gereken asıl tablo.
-
en çok merak edilen konu bu, çünkü araç kadar satış sonrası da markayı belirliyor.
bir yazılım güncellemesiyle ağzı yanan biri olarak söylüyorum, müşteri hizmetleri araması olmadan halledilen her iş bir üst basamak demektir.
-
iki aydır togg ile servisteyim, herkes "memur" edasıyla takılıyor ama işini yapıyor. önceden dizel sedanla serviste günlerce yalvarıyordum, şimdi randevu veriyorlar, geliyorlar, bakımı yapıp gönderiyorlar. tek eksik markalar arası fiyat farkı; bazıları için servis ücreti çok şişkin, bence rakamların kazandığı bir iş burası.
-
byd atto 3 aldıktan sonra servis tecrübem aslında beklediğimden iyi oldu. ilk bakımda randevu almak kolaydı, usta elektrikli araç konusuna hakimdi, her şeyi anlattı. ama arkadaşımın fransız bir elektrikli markasında randevu alması iki hafta sürdü, bir de üstüne parça bekliyoruz dediler. yani sadece arabaya değil, markanın servis ağına da bakmak lazım. bir de duydum ki bazı markalar batarya sağlığını kontrol için özel cihazlarmış istiyormuş, o işler biraz karışık.
-
byd atto 3 alınca kendi çapımda bir servis turuna çıktım diyebilirim. izmir'deki serviste ilk randevuyu yüz yüze hallettik, işlem gayet hızlıydı. ama asıl iş, garanti ve parça tedarik süreçlerindeymiş. servis elemanı orijinal parçanın deniz yolu ile geleceğini, tahmini sürenin 2-3 hafta olabileceğini söyledi. şok oldum, bizim şehir efsanesi elektrikli araç parçası gelmiyor lafını ilk elden doğrulamış oldum. şarj yuvası kapağı gibi küçük bir aksan için bu kadar beklersem, gerçekten tonu çıkarım diye düşünüyorum. lüks bir markaya gitsem garanti farklı işler mi bilmiyorum, ama daha fazla marka tecrübesi lazım. şimdilik girişimcilik yine sıfır; elektronik adaptörlerini evde açıp bakabileceğim kanısındayım. umarım biraz zamanla türkiye'de bu durma düzelir, yoksa her ihtiyaçta deniz yolu beklemekten yorulacağız.
-
iki yıldır togg t10x kullanıyorum, birkaç marka da denedim, servisler arasında dağlar kadar fark var. yerli damadı olarak togg'un mobil ünitesini bir kez eve çağırdım, randevu saatinden yarım saat önce geldiler, işlerini de tamamladılar; ama parça tedarikinde bazen aksamalar oluyor, o da söylenir. avrupa'lı markalarda durum şöyle: büyük şehirde yaşıyorsanız randevu bulmak kolay fakat arıza teşhisi için araç birkaç gün serviste kalabiliyor. neticede şu kanıya vardım: servis deneyimi biraz da şans işi, değerli okur.
-
uzun yıllar dizel bir sedan kullandıktan sonra iki sene önce togg t10x'e geçtim. servis deneyimi deyince insanın aklına önce garantinin ne kadarını kapsadığı geliyor ama ben daha çok işin sürecine bakıyorum; randevu almak, aracı teslim etmek, geri almak. togg tarafında randevu sistemini ve uygulama üzerinden süreci takip edebilmeyi pratik buluyorum. ama şöyle bir şey de var: servislerin yoğunluğu bölgeden bölgeye değişiyor. ankara'da işlem süresi genelde vaat edilenin biraz üzerinde oluyor; istanbul'da çok daha uzun olduğunu duyuyorum. yine de bizim tarafta henüz 'araba haftalarca serviste kaldı' hikayemi olmadı, o yüzden şanslıyım diyeyim.
ölçülü bir insan olarak söylüyorum; marka fanatiklerinin aksine ben servisi de rakamla, deneyimle değerlendiriyorum. bugüne kadar togg'da kronik bir sorunla karşılaşmadım ama 'kronik sorun yok' demek için de erken. gerçi bir arkadaşımın passatında oluşan ufak bir arızanın serviste iki hafta sürmesi, benim elektrikliye geçme isteğimi hızlandırmıştı. velhasıl servis deneyimi; markadan çok bölgeye, hatta servis elemanının gününe göre değişiyor gibi.