-
evde duvar prizinde gece boyu beklerken aslında olay şu: verdiğin elektrik türüne göre aracın içindeki şarj cihazı ya daha hızlı ya da daha yavaş çalışıyor. ac ev şebekesi yani alternatif akım geliyor, araç içindeki küçük bir dönüştürücü bunu pilin anlayacağı dc'ye çeviriyor. işte bu yüzden ev tipi şarj saatler sürüyor; çünkü o dönüştürücünün kapasitesi sınırlı. dc hızlı şarjda ise işi istasyon üstleniyor, araca hazır dc elektrik pompalanıyor. istasyondaki devasa dönüştürücü hallettiği için aracındaki küçük birim rahatlıyor ve pil direkt dolduruyor. tabii herkesin evine 350 kw'lık bir merkez kurmak istediğini sanmıyorum, mecburen ac'yle dost kalıyoruz.
-
bizim esnaf kafasıyla söyleyeyim: evdeki wallbox'tan gece takıp sabah çektiğin 7-11 kw'lık akım AC şarj, yolda zorunlu hallerde 50-350 kw basan hızlı şarj istasyonları da DC şarj işte. aradaki fark basit: AC ile pil yavaş dolar ama ömrü uzun olur, DC ile hızlı dolar ama o arka arkaya kullanınca batarya ısınıyor, uzun vadede sağlığına zararı var. faturayı da unutmamak lazım, zamlardan sonra AC şarj daha hesaplı.
(bkz:
ac ve dc şarj batarya ömrü)
-
evdeki prizden gece boyu doldurmak ac, gidip üç beş dakikada hız doldurmak dc. pratikteki fark şu: ac şarj yavaş ama cüzdan dostu, dc hızlı ama kahveni bitirmeden araç şarj olur.
-
evdeki yavaş şarj akşamdan sabaha yeter, dışarıdaki hızlı şarj da çay molasına işi bitiriveriyor.
-
şu meşhur ac/dc meselesi aslında göründüğü kadar karmaşık değil, ama ilk elektrikli alan herkesin kafasını karıştırıyor. evdeki prizden çektiğin şarj ac, yani alternatif akım. arabanın içine giren enerji ise pilin yapısı gereği dc, yani doğru akım olmak zorunda.
işin özü şu: evdeki ac şarjda enerji dönüşümünü arabanın kendi içindeki çevirici yapıyor, o yüzden yavaş. dc şarjda ise dönüştürücü istasyonun içinde olduğu için doğru akım doğrudan pile basılıyor, hız artıyor. togg'umda uzun yolda 50 kw'lık dc istasyona girdiğimde enerjinin ne kadar hızlı dolduğunu görmek insanı şaşırtıyor; evdeki 11 kw'lık wallbox'un yanında gece farkı çok net. ben excel tablomda her iki durumu da işliyorum; dikkat edersen dc'de hızlı dolum keyif veriyor ama ac'nin de pil sağlığına daha yumuşak geldiğini söyleyenler var. pratikte istasyon bulmak önemli olduğu kadar ihtiyacına göre ivme oldukça değişiyor.
-
evde yavaş yavaş beklerken kafede kahve bitmeden dolduran arasındaki fark bu. ama kablo kalınlığı ve altyapı işi de cabası, çoğu kişi bunu sonradan öğreniyor, bu tarz bir yanılgı can sıkıcı olabiliyor.
-
bence ac şarj evdeki priz gibi yavaş ama usturuplu, dc şarj ise işte o benzin istasyonundaki hızlı pompa gibi.
-
bu konu özellikle eve şarj ünitesi kuracakların kafasını karıştırıyor. ac şarj dediğimiz olay aracın kendi şarj cihazını kullanması, dc şarj ise doğrudan aküye yüksek güç basılması. pratikte ac şarj yavaştır ama evde gece boyu takılı kalacağın için sorun değil, bu tarz yavaş şarj araca da iyi gelir. dc şarj hızlı ama istasyon bulma derdi, bekleme süresi ve batarya sıcaklığı işin içine girince işler değişiyor. şehir içi kullanımda ac şarjın yetmeme ihtimali yok, uzun yolda da doğru planla dc şarj her şeyi çözüyor. bu tarz konulara kafa yoran kişi zaten elektrikliye geçtiğinde sorun yaşamaz.
-
şarj olayını anlamak isteyene en sade anlatım; ac evdeki akım, dc ise hızlı şarj istasyonlarındaki akım. evde aleti takıp 8 saatte uyutursun, dc istasyonda 40 dakikada gazla devam edersin, tabii menzil kaygısı seni bu sorunlara hiç düşürmüyorsa bu tarz hesaplar senin için de süs olabilir.
-
elektrikli araçlarda işin özü şu: evde duvardan çektiğin yavaş ama stabil enerji. okulda öğretilen fizik derslerini arabaya uyarlayınca olay aslında basit. dc şarj doğrudan bataryaya yüksek güç basarken, ac şarj arabadaki çevirici üzerinden geçiyor. ac, günlük yaşam için pratik ve batarya sağlığı açısından daha nazik; ama uzun yolda hızlıca doldurman gereken anlar var ya, işte o an dc'nin kıymetini anlıyorsun. benim tesla'yı evde ac ile şarj ederken çay demleyip beklemek bana huzur veriyor. yolda dc bulamazsan da işte o zaman panik yerine menzil kaygısı efsanesini hatırlıyorsun.